Mayıs ayındaki 17 günlük tatil enflasyonu nasıl etkileyecek?

Nisan ayındaki yüksek enflasyon ve artan maliyet baskılarının ardından gözler 3 Haziran’da açıklanacak mayıs verilerine çevrildi. Uzmanlar mayıs ayındaki 17 günlük yoğun tatil takviminin veri derleme sürecinde aksamalara yol açabileceği uyarısında bulundu. Mayıs ayı verisi TÜİK’te başkan değişiminin ardından açıklanacak ilk veri olacak.

Mayıs ayındaki 17 günlük tatil enflasyonu nasıl etkileyecek?
Yayınlama: 23.05.2026
A+
A-

Nisan ayında enflasyonun piyasa beklentilerinin üzerinde gelmesi ve İran kaynaklı jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatları başta olmak üzere birçok kalemde maliyet baskısını artırması nedeniyle gözler 3 Haziran’da açıklanacak mayıs ayı enflasyon verilerine çevrildi.

Ancak mayıs ayındaki uzun tatil takvimi, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yürütülen fiyat derleme sürecine ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getirdi.

Ekonomist Deniz Eresen, özellikle mayıs ayında oluşan uzun tatil periyodunun veri akışının sağlıklı işleyip işlemediği konusunda tartışma yarattığını belirtti.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı, hafta sonları ve Kurban Bayramı tatili dikkate alındığında mayıs ayında toplam 17 günlük bir tatil periyodu oluştuğuna dikkat çeken Eresen, “22 Mayıs Cuma gününü takip eden ilk iş gününün 1 Haziran Pazartesi’ye denk gelmesi, özellikle ayın son haftasına ilişkin veri akışının yeterliliği konusunda soru işaretlerini artırıyor” değerlendirmesinde bulundu.

TÜİK’in enflasyon hesaplamasını 81 il ve 239 ilçeden derlenen veriler üzerinden yaptığını hatırlatan Eresen, TÜFE sepetinde 428 madde ve 972 madde çeşidi bulunduğunu, aylık toplam 636 bin 640 fiyat gözlemi gerçekleştirildiğini ifade etti.

Bunun yanında 39 bin 70 iş yeri ile 5 bin 246 konuttan kira verisi derlendiğini belirten Eresen, verilerin ay içinde iki ya da dört kez yapılan saha çalışmaları, günlük barkod taramaları ve web kazıma yöntemleriyle toplandığını söyledi.

Ancak özellikle 23-31 Mayıs döneminin bayram tatiline denk gelmesinin ölçüm kalitesine ilişkin tartışmaları artırdığını belirten Eresen, “Özellikle hizmet sektörü, ulaşım ve turizm gibi kalemlerde fiyat hareketlerinin ölçüm zamanlaması kritik hale geliyor” dedi.

Nisan ayında aylık yüzde 4,18, yıllık ise yüzde 32,37 olarak açıklanan TÜFE verilerinin ardından mayıs ayında dezenflasyon sürecinin ivme kaybedebileceği görüşünün güç kazandığını ifade eden Eresen, geçen yıl mayıs ayında açıklanan yüzde 1,37’lik aylık enflasyon seviyesinin altında bir verinin gelmesinin zor göründüğünü söyledi.

Öte yandan mayıs ayı başında Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı’nda yaşanan değişim sonrası açıklanacak ilk enflasyon verisi olması nedeniyle, piyasaların yalnızca manşet veriyi değil alt kalemlerdeki eğilimleri ve metodolojik yaklaşımı da yakından izleyeceği belirtiliyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.