Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya-ABD görüşmelerinin 10 Nisan’da İstanbul’da gerçekleştirileceğini ve görüşmelerin Dışişleri Bakanlığı düzeyinde olacağını duyurdu.
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ve ABD arasındaki görüşmelerin 10 Nisan’da İstanbul’da yapılacağını duyurdu. Görüşmelerin, Dışişleri Bakanlıkları seviyesinde gerçekleştirileceği bilgisi verildi. Bu görüşme, iki ülke arasındaki münasebetlerin olağanlaşması ve stratejik güvenlik mevzuları üzerine yapılacak müzakereler için çok önemli bir adım olarak bedellendiriliyor.
“ÇABA SARF EDİYORUZ”
Peskov, basın açıklamasında, Rusya ile ABD arasındaki münasebetlerin son yıllarda önemli şekilde zarar gördüğünü ifade ederek, “Gelecekte buna benzer karmaşık müzakerelerin başlatılabilmesi için her iki tarafın da ikili ilişkileri olağanlaştırma ismine çok önemli uğraşlar sarf etmesi gerekiyor,” dedi. ABD ile silah denetimi üzerine yapılan görüşmelerde diğer ülkelerin nükleer cephaneliklerinin de göz arkası edilmemesi gerektiğini vurgulayan Peskov, “ABD ile belli bir ilgi düzeyine ulaşılması gerektiğinden, şu an için START-4 müzakerelerinin hayal etmek bile zor,” sözlerini kullandı.
“MÜZAKERELER BAŞLIYOR”
Peskov, Yeni START mutabakatının müddetinin 2026’da sona ereceğini hatırlatarak, stratejik güvenlik ve silah denetimi üzerine müzakerelerin başlatılması için belli bir seviyede karşılıklı inancın gerekli olduğunu belirtti. 2010 yılında Çekya’nın başşehri Prag’da imzalanan ve 1991 tarihli START I muahedesinin yerini alan Rusya-ABD Stratejik Taarruz Silahlarının Azaltılması ve Sonlandırılmasına İlişkin Önlemler Muahedesi, 2026’da sona erecek ve yerine START-4 mutabakatı imzalanması bekleniyor.
Peskov, Japonya ile barış mutabakatı muhtemelliğine dair de açıklamalar yaptı. Japonya’nın Rusya’ya yönelik düşmanca adımlarını sürdürdüğünü belirten Peskov, “Tokyo, ülkemize yönelik tüm dostça olmayan ve düşmanca adımlara tamamen katılmakta tez etti. Japonya’nın bu tavrı devam ediyor,” dedi. Peskov, Japonya’nın barış muahedesi ile ilgili açıklamalarına karşın, bu açıklamaların gerçek durumu yansıtmadığını ve Japonya’nın tavrının hala olumsuz olduğunu ifade etti.