Vefat eden yakınınızın borçları mal varlığından fazlaysa ve reddi miras yapmayı düşünüyorsanız, hangi haklarınızı koruyabileceğinizi biliyor musunuz? Emekli ikramiyesi ve dul-yetim aylığı gibi ödemelerde “miras” ve “sosyal güvenlik hakkı” ayrımı, tüm dengeleri değiştiriyor. İşte, reddi miras sürecinde hak sahiplerini bekleyen kritik detaylar.
Bir kişi vefat ettiğinde borçları ve mal varlığı mirasçılarına geçer. Borçların mal varlığını aşması durumunda mirasçılar, borç sorumluluğundan kurtulmak için mirasın reddi hakkını kullanabilirler.
-Başvuru Süresi: Mirasın reddi için üç ay içinde, mirasın bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine başvurulmalıdır.
-Süre Başlangıcı: Yasal mirasçılar için ölümün öğrenildiği tarih, vasiyetname ile atananlar için ise resmi bildirim tarihi esas alınır.
-Zımni Ret: Ölüm tarihinde kişinin borç ödeme aczi resmen tespit edilmişse, mirasçıların dava açmasına gerek kalmadan miras reddedilmiş sayılır.
DUL VE YETİM AYLIĞINA HACİZ KONULABİLİR Mİ?
Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberine göre, Mirası reddeden kişilerin, ölen kişiden kaynaklı sosyal güvenlik hakları saklı kalır. Bu kapsamda:
-Reddi miras yapan eş ve çocuklar, dul ve yetim aylığı bağlatabilirler.
-Mirasın reddedilmiş olması, bu aylıkların alınmasına engel teşkil etmez.
-Alacaklılar, ölen kişinin borçlarını tahsil etmek amacıyla bu aylıklara hiçbir şekilde haciz koyduramaz.
EMEKLİ İKRAMİYESİNDE KRİTİK AYRIM
Emekli Sandığı Kanunu’na göre, ikramiyenin hukuki statüsü vefatın gerçekleştiği ana göre ikiye ayrılır:
-Sosyal Güvenlik Hakkı Sayılan Durum: Memur çalışırken vefat ederse, hesaplanan ikramiye bir miras değil, sosyal güvenlik hakkıdır. Mirası reddedenler bu ikramiyeyi hisseleri oranında alabilir ve alacaklılar bu tutara müdahale edemez.
-Miras (Tereke) Sayılan Durum: Memur emeklilik dilekçesini verip ikramiyesi ödenmeden vefat ederse, bu tutar artık “miras” kabul edilir. Bu durumda ikramiye terekeye dahil edilir ve öncelik alacaklılara geçer. Reddi miras yapanlar bu paradan pay alamaz.
KIDEM TAZMİNATI VE ALACAKLILARIN HAKLARI
İş Kanunu kapsamında çalışanların ölümü halinde ödenen kıdem tazminatı, yargı kararlarıyla sosyal güvenlik hakkı değil, miras (tereke) olarak kabul edilmiştir.
-Borcu mal varlığından fazla olan kişiden kalan kıdem tazminatı üzerinde alacaklılar hak sahibidir.
-Mirası reddeden kişiler, terekeye dahil edilen bu tazminat üzerinde hak iddia edemezler.