MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Belçika’da bir Türk mahallesine bölücü teröristlerin saldırması, bir vatandaşımızın yaralanması ve Dava Ocağımızın kundaklanması hainlerin nerelere kadar yuvalandığını açıkça gözler önüne sermiştir. Hainler kuşkusuz bu alçak aksiyonların hesabını verecek” dedi.
MHP lideri Devlet Bahçeli, 31 Mart Mahalli Yönetimler Seçimleri nedeniyle yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, 31 Mart seçimlerinin Türkiye’nin milli varlığı ve milli istikbali için hayati değerde olduğunu ifade ederek şunları söyledi;
*Ayırmadan, ayrışmadan, aldatanlara ve ayrılıkçı emellere aldanmadan, elbette demokratik akıl ve ahlakla 31 Mart eşiğinin aşılması en temel isteğimizdir. ‘Güçlü Yasama, Kararlı Yürütme, Uyumlu Belediye’ maksadının bütünüyle gerçekleşebilmesi için artık sayılı günler kalmıştır.
*Yerel idarelere vurulan zillet prangalarının sökülüp atılması yalnızca bir zaman sıkıntısıdır. İsmine ‘kent uzlaşısı’ denilen, aslı ‘PKK ittifakı’ olan karanlık oluşumun milli irade marifetiyle çökertilerek ülkemizin önünün açılması mukadder bir akıbettir.
*DEM’in ve CHP’nin yönetimi altında bulunan belediyelerin kötü ve kötürüm hallerine daha fazla tahammül etmek, sabır göstermek, seyirci kalmak ne mümkün ne de mümkündür. Bu nedenle DEM’lenmiş CHP’nin perdesi 31 Mart’ta kapanmalıdır.
*Merkezi idareye hakim olan siyasi ve idari istikrar aynısıyla yerel idarelere de sirayet etmeli, Türkiye’miz herhangi bir yol kazasına maruz kalmadan yükselişini sürdürmelidir. 14 ve 28 Mayıs 2023 tarihlerinde yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri önümüzdeki pazar günü pekişmeli, Türk ve Türkiye Yüzyılı seferberliği güçlü bir ivme almalıdır.
*Bölgesel ve global gelişmelerin karmaşık yapısı, hatta bulaşıcı mahiyetli kaotik seyri Türkiye’nin titiz ve uyanık olmasını mecburi hale getirmektedir. Özellikle etrafımızın terör kuşatmasına alındığı ortadadır.
“HER TİPİ ETKİSİZ HALE GETİRİLMELİ”
Moskova’daki konser salonuna düzenlenen terör hücumunda ölenleri de anan Bahçeli, şunları kaydetti:
*Terörizm insanlığın ortak düşmanı olup topyekun mücadele etmek global huzur, refah ve güvenliğin teşkili ismine zorunluluktur. İleri sürülecek hiçbir mazeret, iddia edilecek hiçbir tez ve iddia terörizmin çok boyutlu kumpas ve komplikasyonlarını, bununla mündemiç terör örgütlerinin cinayet ve hıyanet döngüsünü haklı gösteremeyecektir.
*Hangi coğrafyada sökün ederse etsin, terörün ve bölücülüğün her tipi mutlak surette etkisiz hale getirilmelidir. 22 Mart Moskova saldırısını resmiyette DEAŞ-K terör örgütü üstlense de geniş açıdan bakıldığında birtakım ülke ve istihbarat kuruşlarının bu akının arka planında rol paylaşımı içinde hareket ettiğini, bundan mülhem bölgesel krizi derinleştirmek gayesine matuf sistematik nitelikli tahrik ve tertip ortamını genişletmenin planlandığını ileri sürmek vehim olarak değerlendirilmemelidir.
*Nitekim gibi ihtarların geçmişte ülkemizde de yapıldığı gibi, ABD’nin Moskova Büyükelçiliği’nin 9 Mart 2024 tarihinde, bu ülkede bulunan vatandaşlarını konserler dahil kalabalık alanlardan uzak durmaya çağırması çok dikkat caziptir. 22 Mart terör saldırısından sonra Rusya Federasyonu yönetimi, Ukrayna’yla olan çatışmaları özel operasyon kavramı yerine düpedüz savaş olarak tanımlamaya başlamıştır.
*Üçüncü Dünya Savaşı tartışmalarının kızıştığı; Avrupa-Rusya, NATO-Rusya savaş söylentilerinin maalesef yaygınlık kazandığı bir devirde Rusya’nın 11 Eylül’ü olarak tarif edilen terör saldırısı felaket senaryolarına yeni bir halka eklemiştir.
*Bunun yanı sıra, Karadeniz hesaplaşma alanı olarak görülmekte ve Montrö Antlaşmasının ihlali için kutuplaşan ülkeler sert ve seri şekilde pozisyon almaktadır. Hem ülkemiz hem de dünya için önümüzdeki süreç epeyce riskli ve tehlikelerle doludur.
*Türkiye’mizin etrafı adeta husumetle örülmüş, hegemonya gayreti halinde olan ülkeler ve bunların kiralık cinayet şebekesi olarak kullandıkları terör örgütleri tarafından ihata edilmiştir.
“SAVAŞA DEĞİL BARIŞA İHTİYAÇ VAR”
‘Üçüncü Dünya Savaşı’ ihtimalini söylem etmenin bile fecî olduğunu vurgulayan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü;
*Dünyanın savaşa değil barışa ihtiyacı vardır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu’nun Gazze’de ilk defa ateşkes daveti yapması bir nebze de olsa teselli vericidir. Mübarek ramazan ayında, bu ateşkes davetine tarafların riayet ederek kalıcı hale getirilmesi, adil ve hakkaniyetli bir barış ortamıyla iki devletli tahlilin vasat bulması bölge ve dünya huzuruna muhkem bir destek sağlayacaktır.
*Belçika’da bir Türk mahallesine bölücü teröristlerin saldırması, bir vatandaşımızın yaralanması ve İdeal Ocağımızın kundaklanması hainlerin nerelere kadar yuvalandığını açıkça gözler önüne sermiştir.
*CHP’nin ortakları her yerde Türk vatandaşlarına nefret saçmaktadır. Dava Ocağımızı yakmaya kalkışan hainler kuşkusuz bu alçak hareketlerinin hesabını kesinlikle vereceklerdir. Ocağımızı ateşe verenlerin iki dünyası da cehennem ateşindedir ve sabrımızı test etmeye hiçbir beh, hiçbir Türkiye düşmanı cüret etmemelidir.
*Bu vesileyle Belçika’daki gönül ve kültür elçilerimizi yürekten selamlıyor, geçmiş olsun dileklerimi paylaşıyor, provokasyonlara karşı önlemli ve sağduyulu şekilde hareket etmelerini bekliyorum.
“PKK İTTİFAKI 31 MART’TA TASFİYE EDİLMELİ”
Açıklamasının devamında 31 Mart seçimlerinin ehemmiyetine değinen Bahçeli, şu sözleri kullandı:
*DEM’lenmiş CHP’nin terörist yandaşları Türkiye’nin gücünü ve kudretini tanıyacaklar ve tadacaklardır. Bundan kaçış ve kurtuluş yoktur. 31 Mart imtihanından vatan ve millet sevdalıları alınlarının akıyla çıkmalıdır.
*Bölgesel ve global gelişmelerin sarpa sardığı böylesi bir devirde, merkezi idareyle yerel idareler arasında en küçük farklılık ve uçurum milli bekamız, milli güvenliğimiz ve milli geleceğimiz için öngörülemeyecek zahmetler doğuracaktır.
*’PKK ittifakı’ 31 Mart’ta tasfiye, telin ve tecziye edilmelidir. Türkiye’nin ve Türk milletinin huzuruna, kardeşliğine, güvenliğine, dayanışmasına ve istiklaline pusu kuran, zehir hazırlayan, yıkım için tam yol ileri parolasıyla aralık alan, demlenip İngiliz mülküyle milliyetçilik taslayan siyasi devşirme ve maşaların kaybetmesi vatan borcudur.
*Türk milletinin takviyesiyle, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin muazzam imkanlarıyla Türk ve Türkiye Yüzyılı amaçları birer birer hayata geçecek, hadisata ve tarihin akışına taraf verecektir.
*31 Mart’ta tarihi bir seçim yapılacaktır. 31 Mart’ta milli bekamız üzerindeki hain senaryolar yırtıp atılacaktır. 31 Mart’ta yalnızca belediye başkanı seçilmeyecek, aynı vakitte Türkiye’nin üzerindeki muhasım hesaplar bozulacaktır.