Kendini varlıklı benzeri gösterip etrafını dolandırdı! Altın veren de var dolar veren de

İstanbul Fatih’te bir dokuma atölyesinde çalışan personeller kendini güçlü olmuş benzeri gösteren eski iş arkadaşları tarafından dolandırıldı. 20 yıllık arkadaşı olan dolandırıcıya 280 bin lira kaptıran dokuma emekçisi Hülya Yıldırım’ın şikayetiyle ortaya çıkan olayın ayrıntıları ise bir oldukça değişik…

Kendini varlıklı benzeri gösterip etrafını dolandırdı! Altın veren de var dolar veren de
Yayınlama: 25.12.2023
A+
A-

Son günlerde kar hissesi vaadiyle yapılan dolandırıcılıklara bir yenisi daha eklendi. Fatih’te dokuma atölyesinde emekçi olarak çalışan Hülya Yıldırım, 20 yıllık arkadaşı M.R.B. tarafından kar vaadiyle 280 bin lira dolandırdığını iddia etti.

Eylül ayında 30 kişiyi yaklaşık 6 milyon lira dolandırdığı öne sürülen M.R.B, yakın etrafına ‘Bana miras kaldı. Ben varlıklı oldum ve altın işine giriyorum. Size de kar hissesi vereyim, daha çok kazanalım’ dedi.

Bu şekilde güven kazanan M.R.B, ilk aylarda birçok şahıstan aldığı paraları faiziyle geri ödedi. Üç ay sonra ise, ‘Ben köyüme mirasımı almaya gidiyorum’ diyerek ortadan kayboldu. Geride kalan 30 mağdurdan 15’i ise Şehremini Karakolu’na giderek şikayette bulundu.

M.R.B. ise ortadan kaybolduktan sonra mağdurlara bir mektup yazarak, şikayette bulunmazlar ve cezaevine girmezse borçlarını ödeyeceğini söyledi.

“BAŞKALARININ PARASIYLA SİSTEMİ DÖNDÜRMEYE ÇALIŞIYORDUM”

Mağdurların şikayette bulunduğunu öğrenen ve bir iletileşme uygulaması üzerinden Yıldırım’a ses kaydı gönderen M.R.B. şunları söyledi:

“Hülya benim sana bir şey söylemeye yüzüm yok. Bu hallere düştük. Ben oyunu bırakmıştım. Bu işlere girmiştim. Tahminen düzeltirim demiştim. İlk başlarda ne hoş her şeyi ödüyordum.

Sonra yeniden oyuna döndüm, tahminen kazanırım diye. O iş, bu iş, altın işi hepsi palavra. Gidip birinden alıyordum, satıyordum. Oradan aldığımla diğerinin parasını çıkartıyordum. Kredi kartı ödeme günü geldiğinde onları ödemeye çalışıyordum. Ondan alıp ona veriyordum.

Tefeciye bulaştım. Tefeci de bana faiz uyguladı. Oradan sonra döndüremedim. Paralar yetmemeye başladı. Oburlarının üzerine çektiğim paralarla döndürmeye çalışıyordum. Telefonları satıp, taksit ödemeye çalışıyordum.

Siz bana ne deseniz haklısınız. ‘Bu para nasıl ödenecek?’ diye soruyorsunuz. Sizin paralar tekrar az ölçüde. Oburunun miktarı 3 milyona dayanıyor. Ben ne yapacağım bilmiyorum.

Benim bir canım var. Öbür diyecek bir şeyim yok. Beni öldürmeyle bu iş çözülecek mi? Ben zati kefenimi boynuma almışım. Ailem, çocuklarım, her şeyim gitti. Hiçbir şeyim kalmadı.

Hâlâ direniyorum. Borcunuz borç, ödeyeceğim diyorum. Sen bilirsin, durmak istemiyorsan git şikayet et nereye istiyorsan, hodri meydan. Televizyona mı çıkıyorsun, ne yapıyorsan yap. Ne anlatacaksın ki? Ben ne yaptım?

Bu işi birden batırdım. Bunu biliyorsun. İş bir ay sekteye uğrayınca hepiniz başıma üşüştünüz. Gittiniz çabucak şikayet ettiniz. Hakkını hukukla mı arıyorsun? Hakkını hem hukukla aramaya çalışıyorsun hem de benimle konuşmaya çalışıyorsun. Kendine bir yol seç. Hukukla arayacaksan hakkını ben masraf cezamı çekerim”

Hülya Yıldırım

“TEKSTİLE TOMAR TOMAR PARAYLA GELİRDİ”

20 yıllık arkadaşı tarafından dolandırıldığını iddia eden Hülya Yıldırım ise yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

“Bundan birkaç ay öncesine kadar düzenli alışverişimiz vardı. Kendisi bana, ‘Kredi çekip bana verirsen, sana belli bir miktar kar veririm’ diyordu. Biz bunu kar almak gayeli yaptık. En başta her şey düzenli gidiyordu.

Benim hesabımdan kredi, nakit avans çekti. Düzenli olarak da ödemesini yaptı. Benim de kâr hissem olarak iki çeyreğimi verdi. Bunu her ay düzenli olarak yaptık. Sonrasında benim kartımın limiti bitti.

Daha çok kazanalım diyerek, bana diğer bir bankadan kart çıkarttı. Onu da patlattı. Onu da düzenli ödemeye çalıştı ama olmadı. Daha ilk ayda beni patlattı. Üçüncü ayda esasen bütün hesaplarımı boşalttı. Beni bu türlü mağdur edip, kaçtı ve gitti.

O vaktin faiziyle 280 bin TL dolandırıldım. Kasım ayının 1’inde de kaçtığını öğrendik. Ben bu kişiyi 20 yıldır tanıyorum. Daha önce farklı iş yerlerinde birlikte çalışmıştık. En son bizim iş yerine geldi, birlikte çalıştık.

‘Bana miras kaldı’ diyerek bizi kandırdı. ‘Ben bu paraya şu an dokunamıyorum, tamamı geldikten sonra kullanacağım’ diyordu. Kendini bize güçlü olmuş benzeri gösterdi.

Tekstile her gün tomar tomar parayla gelirdi. ‘Altın işine girdim. Alım satım yapıyorum’ diyordu. Bazen işe getirdiği altınları gösterip, ‘Bunları karıma, kızıma armağan aldım’ diye bize anlatıyordu.

Durumu iyi hale geldiği için biz de onun ismine sevinmiştik. Bana bir defasında, ‘Al bu bin TL’yi, annen hasta. Benim için dua etsin’ dedi. Ben de ona parasız da dua ederiz biz diye yanıt verdim. Bu şekilde bize hep güven verdi.

“KÂR ALMAK GAYESİYLE BU İŞE GİRDİM”

Konuyla ilgili şikayette bulunduğunu dile getiren Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz onunla bu işe Eylül ayında girdik. İlk başlarda çektiği paraları kar hissesiyle birlikte geri veriyordu. İlk ay 20 bin TL çekip, bin TL faiz verdi. Ben de onu 20 yıldır tanıyıp, güvendiğim için daha fazla kazanmak istedim.

Benim annem ve babam hastalar, yaşlılar. Onlara ben bakıyorum, o da bunu biliyordu. Şu an mağdurlar olarak 30 bireyiz. Kendi eşinin akrabalarını da dolandırdı. Bizim iş yerinden 4 kişi, 20 den fazla kişi de eşinin akrabaları var.

Kimine altın vereceğim, kimine para vereceğim dedi. Kimine kredi çektirmiş, birçok bireyden de altın almış. En son onu gördüğümde Şanlıurfa’ya mirasını almaya gideceğini söylemişti. Sonraki gün ben kaçtığını öğrendim.

15 kişi Şehremini Karakolu’na gittik ve şikayette bulunduk. Haber bekliyoruz. Aslında toplam 30 kişi mağdur var ama 15 kişi şikayette bulunduk. Bu 30 kişi toplam 6 milyon TL’ye yakın dolandırıldık.

Buradan da o adama sesleniyorum. O kadar tomar parayla kaçtın. Bizim paramızı ödemiyorsun. Hepimiz senin peşindeyiz. Ya paramızı öde yahut gel teslim ol. Bizim de içimiz rahat etsin”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.