Sağlık meselelerine dikkat çekmek isteyen aile sağlığı merkezi çalışanları 14 Mart Tıp Bayramı’nda iş bıraktı. Birlik ve Dayanışma Sendikası, “Herkes için adil, erişilebilir ve bedelsiz sağlık hizmetinde ısrarcıyız” açıklamasını yaptı.
Aile Sağlığı Merkezi çalışanları başta Kontrat ve Ödeme Yönetmeliği olmak üzere sağlık sistemindeki problemleri dile getirmek üzere 14 Mart Tıp Bayramı’nda iş bıraktı. Birlik ve Dayanışma Sendikası’nın Genel Başkanı Dr. Derya Mengücük “Bir Sağlık Bakanlığı, insan odaklı ve nitelikli sağlık hizmetinden taviz vermemesi gerekirken bizler bunun için iş bırakmak, eylem yapmak ve tekrar tekrar talep etmek zorunda kalıyoruz” değerlendirmesini yaptı.
“İŞ BIRAKMAK ZORUNDA KALIYORUZ”
Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Derya Mengücük, “Bir Sağlık Bakanlığı, insan odaklı ve nitelikli sağlık hizmetinden taviz vermemesi gerekirken bizler bunun için iş bırakmak, eylem yapmak ve tekrar tekrar talep etmek zorunda kalıyoruz. Sağlık Bakanlığı, ısrarla toplum sağlığını, bilimi, mesleğini savunan biz meslek örgütleri ile gurur duymalıdır. Ülkesini, halkını düşünen ve seven tabiplere, ebe-hemşirelere, sağlık çalışanlarına teşekkür etmelidir” diye konuştu.
Bakanlığın aylardır ve hatta yıllardır tüm talep ve itirazları görmezden gelerek ASM çalışanlarının haklı eylemlerini hukuksuz şekilde cezalandırsa da kendilerinin daha iyi, daha doğru, daha gerçek bir sağlık sistemi ve sağlık hizmeti için mücadele verdiğini hatırlatan Dr. Derya Mengücük şu sözleri kullandı:
-Sağlık hizmetinin icracıları olarak, hastalar ile her gün birebir karşılaşan, problemleri yakından gören, bilen ve şahsen yaşayan bizleriz. Bu nedenle eksik ve yanlışları dile getirmekten ve tahlil istemekten geri duramayız. Bu, bizi vicdani ve mesleksel olarak rahatsız eder.
-Toplum sıhhatini tehdit eden, hastalar için risk oluşturan, bilgi ve bilimle bağdaşmayan durumları kabul edemeyiz. Sağlık Bakanlığı ile sağlıkçılar arasında o denli değişik bir durum oluştu ki; aslında Bakanlığın bize hatırlatması gerekenleri biz onlara hatırlatıyoruz.
-Sağlık Bakanlığı, “bir hastanın muayene mühleti 15- 20 dk dan az olmamalı, hastalar itina ile bakılmalı” demesi gerekirken biz “3-5 dk da muayene olmaz” diye haykırıyoruz.
-Sağlık Bakanlığı, “Bu Acil Servis müracaatları olağan değil, bir sorun var” diyerek tahlil bulması gerekirken biz “Acil Servislerdeki bu olağandışı yoğunluk gerçek acil hastaların hayatını tehdit ediyor” diye uyarıyoruz. Biz, Aile hekimliğinde kronik hastalık izlemleri için kâfi süre yok, bu takipleri doğru şekilde yapmak en az 30- 40 dk zaman gerektirir diye anlatmaya çalışırken Sağlık Bakanlığı bunu sadece veri girişi olarak görüp 2-3 dk da yapılır diye savunuyor.
-Biz bir yılda 1 milyar muayene sayısı sıkıntılı ve yanlış bir sağlık sisteminin işaretidir diyoruz. Sağlık Bakanlığı, ülke nüfusunun 10 katından fazla olan bu sayılarla övünüyor…
-Hem sağlıkçılar hem de halkımız için daha doğru ve iyi olanı istiyoruz. Herkese eşit, adil, ulaşılabilir ve bedelsiz sağlık hizmetinde ısrar ediyoruz. Emeğimiz ve özverimiz yok sayılmasın.
-Hak ettiğimiz karşılığını alalım. İnançlı ve insanca şartlarda çalışalım. Her ay değişen, azalan beşe bölünmüş değil tamamı emekliliğe yansıyan, geçimimizi sağlayan tek bir maaş alalım istiyoruz.