Güney Afrika’nın kuzeyindeki Platreef madeninde inşa edilen üçüncü şaftın tamamlanmasıyla birlikte, yıllık cevher çıkarma kapasitesi 0,8 milyon tondan 5 milyon tona yükseltildi.
Ivanhoe Mines şirketi tarafından işletilen Platreef madeni, bünyesinde barındırdığı 26 metre kalınlığındaki nadir jeolojik cevher tabakasıyla, dünya genelinde yapım aşamasındaki en büyük değerli metal işletmesi konumunda bulunuyor.
Klasik Güney Afrika platin yataklarından yaklaşık 25 kat daha kalın olan bu katman, dar galeriler yerine büyük mekanize ekipmanların ve konveyör sistemlerinin yeraltında doğrudan kullanımına olanak tanıyor. Üçüncü şaftın faaliyete geçmesiyle üretim hacmini 5 katına çıkaran tesis, küresel platin, paladyum, rodyum ve altın tedarik zincirindeki dengeleri değiştirecek bir endüstriyel kapasiteye ulaştı.
GELENEKSEL LABİRENT MADENCİLİĞİ YERİNİ MEKANİZASYONA BIRAKTI
Güney Afrika’nın bir metreden daha dar damarlara sahip, işçilerin fiziksel olarak zor şartlarda çalıştığı geleneksel derin maden yapılarının aksine Platreef, 750 ve 850 metre gibi nispeten sığ derinliklerde faaliyet gösteriyor. Yaklaşık iki milyar yıl önce magma tabakalarının üst üste yığılarak soğumasıyla oluşan “Bushveld Kompleksi” üzerinde yer alan maden, bu sığ derinlik ve yüksek gövde kalınlığı avantajı sayesinde üretim maliyetlerini minimum seviyeye indiriyor.
Şirket verilerine göre tesis, olgunluk aşamasına ulaştığında platin grubu metaller ve altından oluşan sepet karışımını ons başına 511 dolar gibi düşük bir maliyetle çıkarmayı hedefliyor. Yeraltında hazır halde 93 million ons platin eşdeğeri rezervi bulunan Platreef, bu maliyet yapısıyla gezegendeki en düşük bütçeli birincil değerli metal üreticisi olmayı planlıyor.
KRİTİK MİNERALLERDE KÜRESEL ARZ DENGESİ DEĞİŞİYOR
Platin ve paladyum gibi kıymetli metaller, otomotiv egzoz emisyon sistemlerinden elektroniğe, yeşil enerji dönüşümünün anahtarı kabul edilen hidrojen pillerinden endüstriyel üretime kadar stratejik sektörlerin temel ham maddesini oluşturuyor. Günümüzde bu metallerin küresel arzı büyük oranda Güney Afrika ve Rusya Federasyonu topraklarında yoğunlaşmış durumdadır.
Gelişmiş ülkelerin kritik mineral tedarikinde alternatif hatlar aradığı ve Çin’in ham madde hegemonyasına karşı stratejik adımlar attığı bir dönemde, Platreef madeninin kapasite artışını tamamlaması lojistik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Yüksek rezerv yoğunluğu ve mekanize üretim modeli, küresel pazardaki metal fiyat endekslerini doğrudan etkileyecek bir tedarik gücü barındırıyor.