İstanbul’un en önemli kültür, sanat ve sosyal yaşam merkezlerinden biri olan Kadıköy, son haftalarda peş peşe gerçekleştirilen mekan mühürlemeleri ve tutuklamalarla çalkalanıyor. Kamuoyuna geniş çaplı bir “uyuşturucu operasyonu” olarak sunulan ve onlarca kişinin tutuklanmasıyla başlayan süreç, geçtiğimiz hafta 12’den fazla eğlence mekanının kapısına mühür vurulmasıyla yeni bir boyuta ulaştı.
İstanbul’un en önemli kültür ve eğlence merkezlerinden biri olan Kadıköy, son haftalarda peş peşe düzenlenen operasyonlar ve mekan mühürlemeleriyle çalkalanıyor. Geçtiğimiz haftalarda yaklaşık 100 kişinin tutuklanmasıyla başlayan süreç, geçtiğimiz hafta itibarıyla 12’den fazla eğlence mekanının kapısına mühür vurulmasıyla yeni bir boyut kazandı.
Kamuoyuna “uyuşturucu operasyonu” olarak yansıtılan bu adımların hukuki ve siyasi arka planı, soruşturmayı takip eden avukatların ve bölge esnafının açıklamalarıyla ciddi bir tartışma konusu haline geldi.
“ZAMANLAMA MANİDAR”
Soruşturmadaki bir diğer soru işareti ise zamanlama olarak öne çıkıyor. Operasyonların, gizli görüntü kayıtlarının alınmasından haftalar, hatta aylar sonra yapılmış olması dikkat çekiyor.
Hukukçular, eğer ortada acil bir kamu güvenliği tehdidi varsa neden anında müdahale edilmediğini sorarken, bu bekleme süresi zarfında mekanların geriye dönük kamera kayıtlarının da silindiğine ve işletmelerin kendilerini savunma imkanının ellerinden alındığına vurgu yapıyor.

Mühürlemeler sonrasında birçok mekanın ‘tadilat’ pankartı astığı görüldü
MEKANLARIN GÜVENLİK GÖREVLİLERİNİN ARAMA YETKİSİ YOK
Öte yandan, mekan girişlerinde yaşanan “fiili sorumluluk” krizi de bir başka hukuk sorunu olarak nitelendiriliyor. Yasal olarak eğlence mekanlarındaki güvenlik görevlilerinin gelen müşterilerin üstünü detaylı arama yetkisi bulunmuyor; bu yetki sadece kanunla kolluk kuvvetlerine tanınmış durumda.
Ancak devletin, bir yandan içeri madde sokulduğu gerekçesiyle mekanları hedef alırken, diğer yandan yasal olarak uygulanması imkansız olan bir denetim yükümlülüğünü işletmelerin omuzlarına yüklediği ifade ediliyor.
KADIKÖY KRİMİNALİZE Mİ EDİLİYOR?
Anadolu Yakası’nın alternatif müzik, sol/sosyalist kültür ve bağımsız sosyal yaşam alanlarıyla özdeşleşmiş simge mekanlarının hedef seçildiği iddia ediliyor. Kadıköy’ün bu muhalif ve alternatif kimliğinin, uyuşturucuyla mücadele adı altında yürütülen operasyonlarla kriminalize edilmeye ve bölgedeki kültürel hattın baskılanmaya çalışıldığı yorumları yapılıyor.
