Binlerce kilometre ötede Türkçenin matematiksel ikizi yükseliyor. Dil bilimciler, cümle diziliminden soru eklerine kadar bu iki uzak dilin şaşırtıcı benzerliğini inceliyor. İşte o dil…
Binlerce kilometrelik mesafe, köklü kültür farkları ve bambaşka coğrafyalar… İlk bakışta Türkiye ve Japonya arasında bir ortaklık kurmak güç görünse de dil bilimciler, bu iki uzak ülkeyi birbirine bağlayan, DNA kadar güçlü bir bağa işaret ediyor. Yapılan araştırmalar, Türkçe ve Japonca arasındaki yapısal benzerliğin tesadüfün ötesinde bir matematiksel uyum barındırdığını kanıtlıyor.
Türkçe ve Japonca’nın en temel ortaklığı, her iki dilin de “eklemeli” (bitişken) yapıda olmasıdır. Batı dillerinde kelimeler genellikle bükülürken veya yeni anlamlar için çok sayıda yardımcı kelimeye ihtiyaç duyulurken, Türkçe ve Japonca’da kelime kökü sabit kalıyor, tüm anlamlar sonuna eklenen eklerle inşa ediliyor. Bu “Lego” sistemi, bir Türk için Japonca öğrenmeyi, bir Japon içinse Türkçe kavramayı dünyadaki diğer pek çok dile göre çok daha doğal bir sürece dönüştürüyor.
CÜMLE DİZİMİNDEKİ KUSURSUZ SİMETRİ
Dünyadaki dillerin çoğunluğu “Özne + Yüklem + Nesne” dizilimini takip ederken, Türkçe ve Japonca bu konuda nadir görülen bir uyumla “Özne + Nesne + Yüklem” (SOV) yapısını kullanıyor.
SORU EKİNDEKİ ŞAŞIRTICI BENZERLİK
Bir başka çarpıcı benzerlik ise soru sorma biçiminde karşımıza çıkıyor. Türkçede cümlenin sonuna eklenen “-mı,-mi” soru eki, Japoncada neredeyse aynı işlevle kullanılan “ka” eki ile büyük benzerlik gösteriyor. Her iki dilde de cümle yapısını bozmadan, sadece sona getirilen küçük bir ekle soru oluşturulması, dil bilgisi sistemlerinin aynı mantık üzerine kurulu olduğunu gösteriyor.
TÜRKÇE VE FİNCE’NİN DE ORTAK NOKTASI BULUNUYOR
Türkçe’nin yapısal bağları Japonya’ya kadar uzanırken, seslerin tınısı ve kulağa gelişi bizi kuzeye, Finlandiya’ya yönlendiriyor. Fince, gramer olarak Türkçeden belirli noktalarda ayrılsa dahi fonetik açıdan Türkçeye en çok benzeyen dillerin başında yer alıyor. Özellikle “Ünlü Uyumu” (Vowel Harmony) kuralının her iki dilde de çok katı uygulanması, bir Finli ve bir Türkün konuşurken benzer bir ritim ve müzikalite yakalamasını sağlıyor.
Dil bilimciler, Japonca’yı Türkçenin yapısal ikizi, Fince’yi ise ses akrabası olarak tanımlıyor.