ABD’nin hava hücumlarıyla zayıflayan Husilere karşı Yemenli milisler, batı kıyısında kara harekatına hazırlanıyor. Hudeyde’yi hedef alan plan, İran kontaklarını kesmeyi ve Kızıldeniz’deki deniz trafiğini teminat altına almayı amaçlıyor.
The Wall Stree Journal’ın haberinde Yemenli silahlı gruplar, ABD’nin haftalardır Husilere karşı sürdürdüğü hava ataklarından sonra bir taarruza hazırlanıyor.
ABD ve Yemenli yetkililere göre bu gruplar, Kızıldeniz kıyısında Husilerin on yılı aşkın müddettir denetim ettiği bölgelerin bir kısmını geri almayı amaçlayan kara harekatı için plan yapıyor. Maksatta bilhassa batı kıyısındaki savunma sınırları var.
Operasyon hazırlıklarına, Birleşik Arap Emirlikleri’nin desteklediği Yemenli gruplara danışmanlık veren özel Amerikan güvenlik şirketleri de dahil oldu.
ABD DESTEK VERİYOR
ABD ve Yemenli yetkililer, BAE’nin son haftalarda bu planı Washington’a ilettiğini aktardı. ABD’li yetkililer, yerel güçlerin bu türlü bir harekat düzenlemesine sıcak baktıklarını fakat şimdi net bir karar alınmadığını söyledi.
Operasyonun, Yemen’in uluslararası toplum tarafından tanınan hükümetiyle ittifak halindeki yerel güçlerin güvenliği devralmasını sağlayabileceği belirtiliyor.
Yemenli yetkililer, planda güneyde konuşlanan milislerinnkuzeye doğru ilerleyerek Husilerin denetimindeki batı kıyı şeridine yönelmesinin yer aldığını söyledi.
Nihai hedef, Kızıldeniz kıyısında yer alan ve Husilerin en çok önemli üssü görevi gören Hudeyde liman kentinin ele geçirilmesi.
AMAÇ, HUSİLERİ İRAN’DAN KOPARMAK
ABD’nin terör listesine aldığı Husi güçleri, bu kıyılardan geçen gemilere ataklar düzenliyor. Hudeyde’nin Husiler tarafından kaybedilmesi durumunda, İran’la olan kontakları ve saldırı kabileyetleri büyük oranda azalacak.
Tahran, Husi milislerine silah gönderdiği tezlerini reddediyor. Lakin Birleşmiş Milletler uzmanları, ele geçirilen silah sevkiyatlarının birçoklarının İran’dan geldiğini belirtiyor.
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Kurulu sözcüsü Brian Hughes geçen hafta yaptığı açıklamada, “Sonuçta Kızıldeniz’de güvenliğin sağlanması bölgedeki ortaklarımızın sorumluluğudur. Bu su yollarının açık ve inançlı kalmasını sağlamak için birlikte çalışıyoruz” dedi.