CHP lideri Özgür Özel, 19 Mart haftasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi, CHP ve İstanbul Barosu’na kayyum atanacağı yönünde bilgi aldıklarını açıkladı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’de İsmail Küçükkaya’nın sunduğu “Yeni Bir Sabah” programında açıklamalar yaptı…
Özel, “Bunu ilk defa açıklıyorum. Birçok duyum alırsınız. Haftanın başında bize gelen bilgi CHP’ye, İBB’ye, İstanbul Barosu’na kayyum şeklindeydi” diye konuştu….
Özel, şöyle konuştu:
– “İBB’yi alacaklar, CHP’yi çökertecekler, bunu savunacak baroya kayyum atayacaklar. Genel Sekreterimiz Selin Sayek Böke’yi aradım. ‘Güçlü bir ekip yapın. Bunu burada yapın’ dedim.
-Ankara Kent Başkanlığı’ndan, Gençlik Kolları’ndan 150 genç burada yattı. ‘Genel Merkez binasını verdiniz mi demokrasiyi verirsiniz’ dedim.
– Bana ‘Siz ne yapacaksınız’ dediler. Dedim ‘Ben İstanbul’a gidiyorum’ Biz CHP’yiz. Bir anormallik varsa Genel Merkez’de, ilde anormallik varsa ilde toplanırız.
– Biz demokrasiyi kuran partiyiz. Darbe Tayyip Erdoğan’a da yapılsa demokrasinin yanındayız. 15 Temmuz’da 15 dakikada karar verdik o zaman. ‘Darbeler Meclis’i hedef alır, demokrasinin merkezi orası’ diye düşündüm.
-Dedim ki ‘Meclis’e gidelim’. ‘Kapalı’ dediler. Dedim ‘Açtıracağız’. İsmail Kahraman’ı aradım, Meclis’i açtırdık.
– 15 Temmuz’un amacı nasıl Meclis’se bu da bir darbeydi. Göz göre göre geliyordu. 9 Ekim’de bir bakan yardımcısı İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandı ‘darbe mekaniği işlemeye başladı’ diye açıklama yaptım.
– O sabah bu darbe teşebbüsünü duyunca ‘Arkadaşlar bizim denetimimizde iki mekan var. Birisi CHP. En az 100 kişi olun. Burayı vermeyin’ dedim. ‘Siz ne yapacaksınız’ dediler. ‘Valla yolda düşüneceğim’ dedim.
– Yol boyunca giderken İstanbul Kent Başkanımı aradım. Anlattı. Dedim ki ‘Ekrem Başkan’a açılan iki dava var. Biri mali suçlar, biri terör. Terör demek kayyum demek. İstanbul Büyükşehir’in sembol binası Saraçhane’ dedim. ‘Orayı savunmak lazım’. Özgür Çelik’e dedim ki ‘Saraçhane’ye kimleri toplayabiliriz?’ ‘Belediye Meclisi’ dedi. Dedim ‘Oraya gitsinler ve ben söyleyene kadar çıkmasınlar. Makam odası açık mı?’ ‘Açık’ dedi.
– Yolda Bolu Tüneli’ne giderken ‘Doğru mu yapıyoruz’ dedim. Sonra ‘Dilek Hanım’ı, ailesini görmek lazım önce’ dedim. Oraya gittim, sonra Saraçhane’ye gittik. Arkadaşlarla toplandık ‘Öleceğiz ama burayı bırakmayacağız’ dedim.”