Prof. Dr. Naci Görür, “50 yıllık dönem doldu, Yedisu fayının eli kulağında” sözleri ile vatandaşları uyardı.
Bilim Akademisi Kurucu Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, “Bingöl, fayların kesiştiği fay bölgesidir. Bu fayların vakti dolarsa sarsıntı olur. Sarsıntı esasen her yıl, her hafta olmuyor. Müddeti dolunca oluyor. 250 yıllık dönem, bu birikim dolmuştur. Yedisu fayının eli kulağında. Bunu kesin söylüyorum, sizi korkutmak için söylemiyorum” dedi.

Bilim Akademisi Kurucu Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Şehir Koordinasyon Kurulu tarafından düzenlenen ‘Bingöl’ün Depremselliği ve Sarsıntı Dirençli Bingöl’ bahisli konferansa katıldı.
Bingöl Belediyesi konferans salonunda düzenlenen programa TMMOB Kent Sekreteri Canfidan Boldaş, inşaat mühendisleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Konferansta konuşan Görür, Yedisu fayının 250 yıllık dönemini doldurduğunu, her an gerçekleşebilecek büyük bir zelzele riskinin bulunduğunu belirterek, “Ben Bingöl’de ne sarsıntı olacak diyorum ne de ‘Böyle bu türlü olacak, şundan büyük olacak’ diyorum. Diyorum ki; Bingöl, fayların kesiştiği fay bölgesidir. Bu fayların vakti dolarsa zelzele olur. Canlı faylar, gerilim biriktiriyor. Bu gerilim, örneğin Kuzey Anadolu fayı, Yedisu fayları mesela, 250 senede bir doluyor. Az bir zaman değil. 3 jenerasyonu geçiyor. Jenerasyon zelzele görmeyince, zannediyor ki sarsıntı olmaz. Biri çıkıp da ‘Deprem olabilir burada’ deyince, ‘Deli mi bu adam? Dedem sarsıntı görmemiş, dedemin dedesi sarsıntı görmemiş. Ne depremi’ diyorlar. Sarsıntı esasen her yıl, her hafta olmuyor. Müddeti dolunca oluyor. 250 yıllık dönem, bu birikim dolmuştur. Yedisu fayının eli kulağında. Bunu kesin söylüyorum, sizi korkutmak için söylemiyorum. 1939’da Erzincan sarsıntısı oldu. Yaklaşık 40 bin kişi öldü. Erzincan’dan geçen Kuzey Anadolu fay sınırının en doğu ucu, Erzincan ile Karlıova arasında Yedisu fayı var. Bu fay, 1939 da dahil kırılmadı. En son kırılması, 1784’tür. En son sarsıntı üretimi, 1784’teydi. 1784’ten bu vakte 250 sene geçti. Fay, gerilimini doldurdu. Bunun dışında, sağda solda bir sürü zelzeleler oluyor, o sarsıntılar enerjiyi, gerilimi transfer ediyor” dedi.
Kentin sarsıntıya dirençli hale getirilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Görür, “Dolayısıyla ‘Yedisu fayı kırıldı kırılacak’ derken, bunu kehanet olsun diye demiyorum. Bilimsel verilere göre diyorum. Ama ben zaman bilemem, kimse bilemez. Çok Önemli olan zaman değil zati. Biz Bingöl’ün sarsıntı dirençli kent nasıl yaparız? Bu fayları değiştiremeyeceğimize göre, atamayacağımıza, satamayacağımıza, Bingöl’ü terk edip öteki yerlerde yaşayamayacağımıza göre, Bingöl’ü sarsıntı dirençli kent yapalım. Sarsıntı dirençli kent ne demektir? Büyük zelzele geldiği zaman, büyük zelzelede asgarî ziyanla sarsıntısı atlatan kent demektir. Örnek, 6 Şubat’ta biz binleri bir gecede toprağa gömerken göçük altında, Tayvan’da aynı büyüklüklerde zelzele oldu, 10 kişi tesadüfen öldü. İşte zelzele dirençli Tayvan, sarsıntıya dirençsiz Maraş” diye konuştu.
SALONU SU BASTI
Öte yandan, kentte dün tesirli olan sağanağın akabinde belediye hizmet binasındaki su pompası arızalandı. Arıza nedeniyle binadaki konferans salonunun bir kısmında, su birikintisi oluştu. Salonda biriken su, Prof. Dr. Naci Görür’ün vereceği konferans öncesi itfaiye ekipleri tarafından tahliye edildi.
