İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez’den Silivri önünde çarpıcı açıklamalar

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na destek eylemleri nedeniyle tutuklanarak, Silivri’deki Marmara Cezaevi’ne gönderilen gençlerle görüşmesine ilişkin, çarpıcı açıklamalar yaptı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez’den Silivri önünde çarpıcı açıklamalar
Yayınlama: 03.04.2025
A+
A-

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Ekrem İmamoğlu, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Yetenekli Polat ve İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan eylemler nedeniyle tutuklanan gençleri Marmara Cezaevi’nde ziyaret etti. Çömez, ziyaretinin akabinde şu açıklamalar yaptı:

*Fransa’da Bastille Hapishanesi nasıl bir ikonik binaysa ve tarihe not düşüldüyse bugün de Silivri yerleşkesi ve cezaevi tarihe not düşülecek bir yer olarak hafızalara kazınılacaktır. Burada pek çok ziyaret gerçekleştirdik.

*Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ’ı ziyaret ettik. Kendisi şu bildirinin verilmesini rica etti; ‘Ben burada tutsağım, haksız yere tutuluyorum. Hakkımda hala açılmış bir iddianame yok, açılmış bir dava yok ve süreci uzatıyorlar. Ben şimdi İmralı’da devam eden bir pazarlığın sonucunda burada tutsak olarak tutuluyorum’ diyor. Kendisinin verdiği mesaj bu.

*Öte yandan Sayın İmamoğlu’nu ziyaret ettik. Sayın İmamoğlu da haksız bir şekilde cezaevinde tutulduğunu ve bu gayretine devam edeceğini bilhassa vurguladı. Son derece dinamik, umutlu bir belediye lideriyle karşılaştık. Zerre kadar bir ümitsizliğin olmadığını ve Türkiye’ye güvendiğini ifade etti.

“HUKUK BİRİLERİNİN SİYASİ İKBAL DERDİNE ALET OLMASIN”

*Öte yandan çok sayıda tutuklanmış, cezaevine konulmuş isimle bir araya geldik. Bunlardan bir tanesi Can Atalay’dı. Can Atalay haksız yere, AYM’nin kararına karşın cezaevinde tutuluyor ve maalesef Hatay halkının iradesi bir manada buradaki Silivri Cezaevinde gasp edilmiş durumda. Diğer tutuklularla da bir araya geldik. Bunlardan bir tanesi Yetenekli Polat.

*Bir doktor olarak söylüyorum, bugün kronik hastalığı olduğu gerekçesiyle Hizbullah teröristlerinin salıverildiği bir ülkede hakkında sahiden ikna edici hiçbir iddia bulunmayan Mahit Polat, kalp damarlarında 6 tane stent, ki kronik hastalıktır, keza troid kanserinden tedavi olmuştur ki bu da bir kronik hastalıktır, bütün bu gerçeklere karşın kapalı kapılar gerisinde, demir parmaklıklar gerisinde haksız ve hukuksuz bir şekilde tutulmaktadır. Biz bugün burada bir adalet arayışıyla varız.

*Yarın da olacağız, öbür gün de olacağız. Zira biz bu ülkede demokrasinin kurum ve kuralları işler hale gelsin istiyoruz. Hukuk birilerinin payandası olmasın, birilerinin siyasi ikbali ve koltuk tasasına alet edilmesin, siyaset kurumu üzerine çökmüo karabasan benzeri gölgesini hukukun üzerinden kaldırsın istiyoruz.

*Hak, hukuk, adalet olsun istiyoruz. Gençler bizi daha çok yaraladı. Hepsinin gerçekten ibret dolu anıları var. Fakat bugün gençlerde şunu gördüm, hiç birisinin morali bozuk değil. Hiçbirisi üzgün değil. Hiçbirisi pişman ve umutsuz değil.

“BİR TABİP OLARAK…”

İYİ Partili Çömez, gençlerin yazdığı noktları okuduktan sonra şöyle devam etti:

*Çocukları, gençleri dinlediğiniz zaman sahiden üzülmemek elde değil. ‘Niye geldiniz Saraçhane’ye’ diye sorduğumuzda dediler ki, ‘Gelişimizdeki ana sebep Ekrem Başkan’a yapılan haksızlık.

*Ama biz o meydanlara hak aramak için hukuk aramak için adalet aramak için ve gelecek aramak için gittik’ dediler.

*Ve hepsi suçlu oldukları için orada olmadıklarını söyledi. Kollarında karşıt kelepçe takılmasının ve o kelepçenin sıkılmış olduğunun izleri vardı. Mosmor izleri vardı. Kimileri boyunlarını gösterdi, oradaki güvenlik vazifelilerinin başlarına ve boyunlarına postalla bastığını gösterdiler ve ayak izleri duruyordu hala. Bir tabip olarak bunların nitekim kelepçe izi ve postal izi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

BİR KERE DAHA DAVET YAPTI

*Buradan bir defa daha davet yapıyorum; adalet diyorum, hukuk diyorum. Hak diyorum ve demokrasi diyorum. Bugünün güç sahiplerine ve onlara destek olanlara, onlara oy verenlere bir defa daha sesleniyorum; bu ülkede dostça, kardeşçe barış içerisinde yaşabilmek için hepimizin sarılacağı tek bir şey var: Atatürk’ün bize armağan ettiği pahalar.

*Öyle olduğu taktirde bu ülke yeniden ayağa kalkacak. Yeniden bu ülkenin insanları, herkes bu aziz vatan toprağında dostça, kardeşçe yaşayacak. Ve bu yaşanan tarih, bu yaşanan hukuksuzluk ve haksızlıklar Türk demokrasisinin kara sayfalarında hak ettikleri yeri bir gün kesinlikle alacaktır diyorum.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.