Ümitsizliğin devası Nutuk

Bütün ülke İmamoğlu’na yapılan operasyona karşı eylemler yaparken Mahfi Hoca ümitsizliğe kapılan bir gence “Umudumu kaybettiğim zaman Nutuk okurum” dedi.

Ümitsizliğin devası Nutuk
Yayınlama: 22.03.2025
A+
A-

Farklı görüşlere toleransı olmayan, kendi fikirlerini benimsemeyen herkesi düşman ilan eden iktidarın son gayesinin İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu olmasının akabinde bir genç, ümitsizliğe kapıldığına yönelik Ekonomist Mahfi Eğilmez’e e-posta gönderdi. Bu ülkeye inandığını vurgulayan Mahfi Hoca ise “Umudumu kaybettiğim zaman Nutuk okurum” diyerek Türkiye’nin ve gençlerinin yol haritası olarak Ulu Başkan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve onun değerli yapıtı Nutuk’u işaret etti.

Mahfi Eğilmez

ATATÜRK VAZGEÇMEDİ

28 yaşında, İstanbul’da yaşayan bir özel kesim çalışanı olduğunu belirten bir genç, yıllarca kendini geliştirerek, okuyarak, çalışarak kendisine bir meslek inşa ettiğini lakin ülkenin politik ortamı nedeniyle mutlu olamadığını belirtti. Genç, Mahfi Hoca’ya “Canım hocam, bu adamlar bizim gençliğimizi, geleceğimizi, mutluluğumuzu, umudumuzu, hayallerimizi çaldı. Yalnızca benim kuşağımın değil benden sonraki yeni kuşakların de mutluluğuyla, hayalleriyle, geleceğiyle oynadılar. Nitekim umut var mı, yoksa yalnızca kendimizi mi kandırıyoruz” sorusunu yöneltti.

Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1938’de Ankara Stadı’ndaki “Gençlik ve Spor Bayramı” merasimini erdem tribününde izlerken…

Eğilmez ise bu ülkenin potansiyeline bir gün hakikaten ulaşacağına vurgu yaparak “Bazen ben de umudumu kaybeder benzeri oluyorum. O zaman çabucak Nutuk’u alıyorum elime ve ilk sayfasını okuyorum. Atatürk’ün çizdiği manzara-i genele gözümün önünde canlanıyor ve düşünüyorum: Şayet Atatürk o anda ümitsizliğe kapılıp geri dönseydi ne olurdu? O zaman ümitsizliğe kapılma hakkımın olmadığını anlıyorum. Ümitsizliğe yer yok, hep birlikte bu ülkeyi tekrar ayağa kaldıracağız” cevabını verdi.

İşte 1919’daki ülke manzarası

Ulu Başkan Mustafa Kemal Atatürk, büyük imkansızlıklara karşın destansı bir zafer kazanılan Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcı olarak gösterilen 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığında Türkiye’nin 1. Dünya Savaşı’nı kaybeden, ülkeyi savaşa sürükleyenlerin firar ettiği, “soysuzlaşmış” bir padişahı olan, silahı ve cephanesini kaybeden ordusu olan, 1912’den bu yana süregelen savaşlarla yorgun ve yoksul kalan ve dört tarafı İtilaf devletleri tarafından işgal edilen bir ülke olduğunu Nutuk’un ilk sayfasında anlatıyordu.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.