Türkiye, İsrail’in Birleşmiş Milletler (BM) ve BM ajanslarının Filistin topraklarındaki faaliyetlerine ilişkin yükümlülüklerini ortaya koyan bir beyanını Uluslararası Adalet Divanı’na sunacak.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Arnavut mevkidaşı Igli Hasani ile Bakanlık’ta düzenlenen birlikte basın toplantısında, BM Genel Heyeti’nin Aralık 2024’te bir karar aldığı ve İsrail’in BM ajanslarına dönük yükümlülükleri konusunda Uluslararası Adalet Divanı’nın görüş istediğini anımsatarak, “Türkiye olarak bu kararı desteklemiştik. Uluslararası Adalet Divanı, üye ülkelerden görüşlerini sunmalarını istedi. Biz de Türkiye olarak bu mevzuda bir dosya hazırladık. Bugün bu belgeyi Lahey’de Uluslararası Adalet Divanı’na sunuyoruz” dedi.
BUGÜN SUNULACAK
Dışişleri Bakanlığı’ndan üst seviye bir yetkili, belgenin Türkiye’nin Lahey Büyükelçiliği tarafından bugün Türkiye saatiyle 17.00’de sunulması beklendiğini söyledi. Yetkili, BM Genel Konseyi’nin 19 Aralık 2024 tarihli ve “İsrail Devleti’nin BM, diğer uluslararası örgütler ve üçüncü devletlerin mevcudiyeti ve faaliyetlerine ilişkin yükümlülükleri” hakkında Uluslararası Adalet Divanı’ndan istişari görüş talebine Türkiye’nin yazılı beyanda bulunmasının öngörüldüğünü belirtti. Türkiye’nin Norveç’in teşebbüsüyle başlatılan bu süreçte BM Genel Kurulu kararına eş sunucu olduğunu ifade eden yetkili, yazılı beyanların Uluslararası Adalet Divanı’na verilmesi için son tarihin 28 Şubat 2025 olarak belli olduğini aktardı.
İSRAİL’İN YÜKÜMLÜLÜKLERİ VURGULANDI
Türkiye’nin yazılı beyanında BM üye devletlerinin sorumlulukları, BM’nin ayrıcalıkları ve dokunulmazlıkları ve İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yükümlülükleri vurgulandı. BM üye devletlerinin sorumluluklarının BM Kuralı’nda ana sınırlarıyla belirtildiği kaydedilerek, buna göre, üye devletlerin uluslararası uyuşmazlıkları barışçıl yollarla çözmesi ve diğer devletlere karşı güç kullanma tehdidinden ya da kullanımından kaçınması gerektiği anımsatıldı. Üye devletlerin uluslararası hukuk kapsamında bağlayıcı olan Güvenlik Kurulu kararlarını uygulamakla yükümlü olduğu ve üye devletlerin uluslararası barış ve güvenliğin korunmasında BM ile iş birliği yapmakla yükümlü olduğu ifade edildi.
BM kuruluşlarının dokunulmazlığının, BM kuruluşlarına, tesislerine, varlıklarına ve çalışanına uluslararası hukuk kapsamında tanınan yasal muhafazaları ve dokunulmazlıkları ifade ettiği belirtildi. Bu müdafaaların BM kuruluşlarının ev sahibi devletlerin ve diğer dış kuruluşların müdahalesi olmaksızın bağımsız, tarafsız ve tesirli bir şekilde faaliyet gösterebilmelerini sağlamak için gerekli olduğu ve BM kuruluşlarının dokunulmazlığının temel olarak İsrail’in de taraf olduğu 1946 tarihli BM’nin Ayrıcalıkları ve Dokunulmazlıkları Sözleşmesi’nden ve diğer ilgili mutabakatlardan kaynaklandığı ifade edildi.
İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yükümlülüklerinin BM’nin, uluslararası örgütlerin ve insani ve kalkınma yardımı sağlayan üçüncü Devletlerin varlığına ve faaliyetlerine hürmet göstermeyi içerdiği kaydedildi.
“HUKUKİ DEĞİL”
Yazılı beyanda, işgal altındaki Filistin topraklarında da faaliyet gösteren BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) faaliyetlerinin türel temeline yer verildi ve İsrail Parlamentosu’nun faaliyetlerini yasaklama kararının tüzel olmadığı görüşü savunuldu.
İsrail’in uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerini ısrarla yerine getirmemesinin ihlal teşkil ettiği vurgulandı
Bakanlık yetkilisi yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin yazılı beyanda, İsrail’in uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerini ısrarla yerine getirmemesinin ihlal teşkil ettiğini, insani yardımların engellenmesi, BM tesislerinin hedef alınması ve uluslararası işçinin taciz edilmesinin uluslararası hukuk tertibinin dayandığı temelleri zedelediğini vurguladığını söyledi.
Yetkili, Türkiye’nin yazılı beyanda bulunmak suretiyle Uluslararası Adalet Divanı’ndan İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesindeki yükümlülüklerini teyit eden ve BM, diğer uluslararası örgütler ve üçüncü devletlerin işgal altındaki Filistin topraklarındaki mevcudiyetine ve faaliyetlerine hürmet gösterilmesine ehemmiyetini vurgulayan bir tavsiye kararı yayınlanması talebini kayda geçirdiğini söyledi.