Can Atalay için eylem yapan avukatlara da soruşturma açıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 8 Haziran 2023’te Gezi Davası mahkumu Avukat Can Atalay’ın milletvekili seçilmesinin akabinde tahliye edilmemesine yönelik Ankara Adliyesi önünde açıklama yapmak isteyen 13 avukat hakkında “kamu görevlisine hakaret “, “kamu görevlisine tehdit” ve “2911 sayılı kanuna muhalefet” suçlarından soruşturma başlattı.

Can Atalay için eylem yapan avukatlara da soruşturma açıldı
Yayınlama: 11.02.2025
A+
A-

8 Haziran 2023 tarihinde, Gezi Davası tutuklusu avukat Can Atalay’ın milletvekili seçilmesinin akabinde tahliye edilmemesine karşı Ankara Adliyesi önünde bir grup avukat basın açıklaması yapmak istedi. Lakin, polisler “Başsavcılık talimatı” olduğu gerekçesiyle açıklamanın yapılmasına pürüz oldu. Bu engellemeye karşılık avukatlar, adliye kapısında arbede yaşadı.

Müdahalenin akabinde, avukatlar Ankara Barosu’nun adliyedeki odası önünde yeniden toplandı ve açıklamayı burada yaparak, Can Atalay’ın serbest bırakılması gerektiğini belirttiler. Avukatlar, Atalay’ın milletvekili olarak seçildiğini, bu nedenle seçmenlerinin iradesini temsil etme ve Hatay için çalışmalarına başlama hakkının bulunduğunu belirterek, “Can Atalay derhal serbest bırakılmalıdır” davetinde bulundular.

Emniyet “Mağdur Yok” Dedi

ANKA Haber Ajansı’nın edindiği bilgilere göre, açıklama yapmak isteyen 13 avukat hakkında “kamu görevlisine hakaret”, “kamu görevlisine tehdit”, “2911 sayılı kanuna muhalefet” ve “kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için direnme” suçlarından soruşturma başlatıldığı öğrenildi. 31 Ocak’ta Ankara Kent Emniyet Müdürlüğü’ne gönderilen bir talimat ile, polislerin mağdur olup olmadığına dair bir tespit yapılması istendi.

Emniyet tarafından bugün gönderilen yazıda, “Konu ile ilgili olarak yapılan incelemeler sonucunda, olay sırasında emniyet mensuplarına yönelik hakaret içeren sözlerin genel olarak polislere söylendiği ve şu ana kadar herhangi bir mağduriyet başvurusu yapılmadığı anlaşılmıştır” tabirlerine yer verildi.

Ankara Barosu Toplumsal Dava ve Hukuk Araştırmaları Merkezi (TODAM), hususa ilişkin hazırladığı raporda, şu görüşlere yer verildi:

“Eylemcilerin gerçekleştirmek istedikleri toplantı ve basın açıklamasına katılmaları engellenmiş, fizikî ve orantısız şiddete başvurulmuş, hakaret, kötü söz ve muameleye maruz bırakılmış, rencide edici ve aşağılayıcı telaffuzlar ile rahatsız edilmiş, eylemi barışçıl olmaktan çıkarmayan aksiyoncu Avukatlar zorla ablukada sıkıştırılmış, adliye içine alınmamış, ablukadan çıkmak isteyenler gözaltı tehdidine maruz bırakılmış, üzerlerinde avukatlık meslek cübbesi olduğu, avukatların işyeri olan adliye önünde oldukları halde, Ankara Barosu Yönetim Kurulu üyeleri ve diğer Avukatlar tarafından emniyet mensuplarına ilgili kanun unsurları hatırlatıldığı halde, tüm yasal düzenlemelere ve Anayasaya aykırı olarak basın açıklamasının engellenmesi ile ifade özgürlüğü kısıtlanmış, vücut bütünlüğüne fiziki şiddet ile ve kelamlı ruhsal şiddet ile saldırılmış, Anayasa’nın, kanunların, yargısal içtihatların, doktrinin, ülkemizde kanun kararında uygulanan uluslararası kontratların uygulama ve düzenlemelerinde yer alan ‘Orantılılık, Ölçülülük’ prensiplerinden uzaklaşılmış, demokratik bir toplumun gerekliliği olabilecek müdahalelerde aşırılık ve keyfilik uygulanmış, kişi hak ve hürriyetlerinin kamu vazifelileri eliyle ihlal edilmesinde ‘Kamu Tertibinin Sağlanması ve Yasal Gaye’ prensiplerinden uzaklaşılmış, müdahalelerde hiçbir yasal ve fiili destek ile hareket edilmemiştir.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.