Teğmenlerin ihraç kararının münasebeti ortaya çıktı

Kara Harp Okulu’nun resmi mezuniyet merasiminde kılıçlarını çekerek “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı atan beş teğmenin ihracına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulu’nun karar münasebeti açıklandı. Kurulda yer alan 9 üyeden 5’i ihraç yönünde oy kullanırken, 4 üye karara karşı çıktı.

Teğmenlerin ihraç kararının münasebeti ortaya çıktı
Yayınlama: 04.02.2025
A+
A-

Kara Harp Okulu resmi mezuniyet merasimi sonrasında, kılıç çatarak, ”Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı attıkları için ihraç edilen beş teğmenle ilgili Yüksek Disiplin Kurulu kararının münasebeti bildirim edildi.

30 Ağustos 2024’teki Kara Harp Okulu resmi mezuniyet merasimi sonrasında teğmenlerin kılıç çatarak, ”Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı atmasının akabinde başlatılan disiplin soruşturmasında beş teğmen, ”Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ayırma” cezası istemiyle Yüksek Disiplin Konseyi’ne sevk edilmişti.

Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Şurasının beş teğmen için verdiği, “Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası” nın münasebeti, teğmenlere yazılı olarak bildiri edildi.

ANKA Haber Ajansı’nın ulaştığı 47 sayfalık münasebette, teğmenlerin, yemine ilişkin metnin okunmasını daha evvelden planlandığının anlaşıldığı, disiplin amirleri tarafından talep reddedilmesine karşın, merasim sonrası dahi olsa buyrukların hilafında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin prestijinin millet nezdinde zedelendiği ifade edildi.

Teğmenlerin eylemleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, toplumda ayrışma yaratan bir sonuca neden olduğu ifade edilen münasebette, Ebru Eroğlu’nun, andın değiştirilmesine yönelik düzenlemeyi protesto etmek yönünde planlama yaparak, yönergeden kaldırılan andın okunmasında öncü rol oynadığı aktarıldı.

“‘MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ’ SÖZÜNÜ AMAÇLADIĞI DIŞINDA KULLANMAK SÖZÜN DEĞERİNİ AZALTIR”

Gerekçede, şunlar kaydedildi:

“Somut olayın her biri tek tek değerlendirildiğinde TSK ve Harp Okulları’nın temel bedellerine ilişkin olan fiillerin merasim günüden daha evvelki günlerden başlayan süreç ve olayın oluş formunun toplumda aykırılık hissi oluşturabilecek, Subay Andı olarak bilinen ve yönergeden kaldırılan andın içeriğindeki kıymetlerin dışlandığına dair algı yaratacak ve sonuç olarak TSK’nın tartışılmasına neden olabilecek protest bir davranış disiplinsizlik olarak kabul edilecektir. Mustafa Kemal Atatürk’e bağlılığı ifade eden ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ sözünü amaçladığı dışında ve aksilik içeren protest bir harekette kullanmak disiplinsizlik olacağı benzeri sözün değerini de azaltan bir davranış olacaktır.

Böylelikle eylemler, TSK’yı tartışılır hale getirerek, toplumda ayrışmalara sebep olmuş ve ordunun vatan millet Atatürk’e olan sevgisinden hiç kuşku duymayan millet nezdinde yıpranmasına neden olmuştur. Söz konusu eylem toplumda asker yemininden vazgeçilmiş benzeri TSK’ya olan güveni sarsar bir kanaat oluşmasına sebep olmuştur.

Askeri merasim alanında program dışı müsaadesiz olarak icra edilen fiilin askeri hizmete de olan olumsuz tesiri disiplinsizliğin işlendiği yer ve sonuçlarının TSK’ya negatif tesirleri ile çalışanın eylem bütünlüğü içinde değerlendirildiğinde devletin ve TSK’nın prestijine zarar verecek nitelikte ağır disiplinsizlik teşkil eden bir eylem olduğu dikkate alınarak 6413 sayılı TSK Disiplin Kanununun 20/1. Hususunun c fıkrası yeterince “hizmete mahzur davranışta bulunmak” disiplinsizliğini oluşturduğu kanaatine varlmıştır”

Yüksek Disiplin Şurasının beş üyesinin oyçokluğuyla alınan karara dört üye karşı oy münasebeti yazdı.

Karşı oy münasebetinde, 30 Ağustos resmi merasiminde de yürürlükteki yönergede yer alan andın okunduğu, resmi merasim bitiminde söylediği söz edilen andın okunmayacağı yönünde malum ve muayyen hale getirilmiş hizmete ilişkin bir buyruğun bulunmadığı belirtildi.

Resmi merasimin bitiminde söylenen “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” söylemi ile okunan andın içeriğinin, Anayasa’nın 2. hususu ile Harp Okulları Kanunu’nun unsurları dikkate alındığında hukuka terslik teşkil etmediği aktarılan karşı oy yazısında, “Bir evvelki gece yapılan kutlamada bir kısım Harbiyelilerce söylediği söz edilen andın plansız şekilde de olsa okunması hususu birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, çalışanın aksiyonunun Devletin ve TSK’nın prestijine zarar verecek nitelikte tavır ve davranış ya da ağır suç ya da disiplinsizlik teşkil eden fiil olarak kabul edilemeyeceği ve buna bağlı olarak Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektirir ‘Hizmete pürüz davranışlarda bulunmak’ disiplinsizliğini de oluşturmayacağı” görüşüne yer verildi.

Karşı oy yazısında, “Aksi taraftaki kabulün orantılılık, gereklilik ve elverişlilik alt prensiplerini içeren ‘ölçülülük’ prensibine uygun olamayacağı benzeri hakkaniyete de uygun düşmeyeceği, bu nedenle işçi hakkında Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği vicdani kaanatinde olduğumuzdan aksi istikametteki sayın çoğunluğun görüşüne katılmadık” denildi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.