Özel’den hükümete ‘Kartalkaya’ tepkisi: Çok utanç duydum

Yangın faciasının yaşandığı Bolu Kartalkaya’da açıklamalarda bulunan CHP lideri Özel, hükümete sert sözlerle yüklendi. Özel isim vermeden AKP’nin Ankara’daki kent toplantısı üzerinden Erdoğan’ı eleştirdi. Özel ayrıca Turizm Bakanı Ersoy’un itfaiyenin yangın yeterlilik raporu verdiği istikametindeki tabirlerine sert tepki gösterdi.

Özel’den hükümete ‘Kartalkaya’ tepkisi: Çok utanç duydum
Yayınlama: 21.01.2025
A+
A-

Türkiye’nin önde gelen turizm bölgelerinden biri olan Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki Grand Kartal Oteli’nde yangın çıktı. Yangında ilk belirlemelere göre 66 kişi hayatını yitirdi, 51 kişi yaralandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel de facianın yaşandığı otelin önünde açıklama yaptı. Özel’e Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, genel başkan yardımcıları ve milletvekillerinden oluşan CHP heyeti eşlik etti.

Özel şöyle konuştu:

“Çok büyük bir acı. Maalesef, şu ana kadar resmi açıklamaya göre 66 vatandaşımız burada sabah 03.30’a doğru başlayan yangınla hayatlarını kaybettiler. Sayının artmasından kaygı ediyoruz. Bugün buraya ikisi genel başkan yardımcımız ve gölge bakanımız, altısı milletvekilimiz sekiz kişilik bir heyet görevlendirdik. Akabinde civar vilayetlerdeki arkadaşlarımız ve diğer milletvekili arkadaşlarımızın iştirakiyle yaklaşık 20 kişilik bir milletvekili heyetiyle buradaki çalışmaları takip ediyoruz. Gün içinde birkaç defa gölge bakanlarımızın aldığı bilgilendirmeye ek olarak ben de biraz önce Sayın İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’dan olayın oluşu, gelişimi ve şu ana kadarki süreçle ilgili bilgi aldım. Kendisi hem görevlendirdiği mülkiye müfettişlerini, bahsin hassasiyetini de bilerek en süratli şekilde ve bahsin hiçbir tarafıyla bir kuşku ve soru işareti bırakmadan açıklığa kavuşturulacak şekilde çalışmaların yapılacağını ifade etmiştir. Biz hem kendi milletvekillerimizle, hem bakanlığın çalışmalarını takip ederek bu durumun en dikkatle takipçisi olacağız.

SOMA’YI DA HATIRLATTI

Şüphesiz bir ülkenin nasıl yönetildiğini merak ediyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüklerine bakacaksınız. Benim açımdan siyasi tarihimde de ferdî yaşantımda da en çok önemli travma elbet Soma. Gözümün önünde 301 hemşerim, evladım, canım, ciğerim, her gün işlerine uğurladığımız evlatlarımız yanarak öldüler. Karbonmonoksit zehirlenmesiyle öldüler. Burada karne sevincini yaşayan küçücük evlatlar, anneler, babalar hayatlarını kaybetti. 2025 yılında bu türlü bir mevtin mazereti olmaz. Bunu bütün ülkenin görmesi, kabullenmesi lazım. Bunu siyaseten ve siyasi bir saikle söylemiyorum. Hatta içeride Turizm Bakanına da ifade ettim. Bugün yapılması gereken her şeyin süratle yapılması lazım, bu acıya, bu yasa hürmet duyulması lazım. Sonra birtakım telaşlarla, birtakım kendine ilişkin sıkıntılarla doğru olmayan, erken tabirler çok tehlikelidir. Bakın biz sabah daha, ‘Üçü ağır yaralı, üç kayıp, altı kayıp’ dendiğinde, Tanju Özcan Başkan bana ‘50’nin çok üzerinde olabilir Başkanım’ dedi. Ben ‘Sayın Liderim, sorumlu davranalım’ dedim ki kuşkum yok o denli davranacaklarına. ‘Burada edilecek her söz aileler açısından çok önemli’ dedik. ‘Aynen o denli düşünüyorum. Vali Bey’i bekleyeceğim’ dedi. Altı saat bekledik biz. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısının 60’ın üstüne çıktığı da söylendi. Dedim, ‘Kötü haberler alacağız’ ama maalesef bir yanda da iptal edilmeyen bir kent kongresindeki konuşmayı bekliyormuşuz. Bu da milletin çok ayıpladığı bir şey. Sahada o duyguyu görmüyor musunuz şu anda?

‘UTANILACAK BİR ŞEY YAPTI’

Bu otel 2007 yılında yapılırken Turizm Bakanlığı, Bolu Belediyesi’nden bir talepte bulunur. Bolu Belediyesi de o gün uygunluk evrakı verir. O evrakın bu türlü el altından servis edilip, AK Parti’nin sosyal medya üzerinden güya Bolu Belediyesi… Aklım almadı yani. Bunun Bakanlık kökenli olması, inanılır bir şey değil yani. ‘Aman’ dedim, ‘Sakin olun, sakin kalın’ filan. Baktık gördük ki bir algı çalışması. Ne olacak? O yıl belediye aslında sizde. O günden bugüne de belediyenin kapısını çalan olmamış. Burayı denetlediğinde Bakanlık hiç… Yangınla ilgili yeni bir kontrol istememiş, bir talebi olmamış. Ama bakın biz bunları konuşmayı zül sayarız. Hiç ağzımızı açmadık ilk önce. Önce cenazeler, önce yas bitecek. Eninde sonunda elbette her şey konuşulur. Hesap sorulacak, muhalefet görevi yapılacak, görevliler hesap verecek, kim olursa olsun, ne olursa olsun. Bizde bir kusur olsa o da konuşulur ama Bolu Belediyesi’nin hudutlarında değil, burası Büyükşehir değil. Ve aklım almaz. Bu türlü bir sorumsuz açıklama. Allah korusun insanın evladı ölmüş burada. Sen birisini palavra yere hedef gösteriyorsun, adamın gırtlağına yapışırlar. Olmaz bu türlü bir şey. Ben göreve geldiğinde Sayın Bakan’a tebrik telefonu açmıştım. ‘Hayırlısı olsun, Allah utandırmasın’ diye. Ama hakikaten bugün utanılacak bir şey yaptı. Bu türlü şeyleri yapmamak lazım.”

‘İŞ POLİTİKLEŞTİRİLMEYE ÇALIŞTIRILDIĞI İÇİN…’

Büyük hüzün içindeyiz. Bütün ailelerin acılarını en derinden paylaşıyorum. ‘Bir daha bu türlü bir şeyin yaşanmaması için’ diyeceğim ama yaşanıyor işte, lanet olsun yaşanıyor. Nitekim artık bu işlere bir diğer yerden bakmak lazım. Olmaz, burada, bu kadar insan geceleyin yatacak. Burası Organize Sanayi Bölgesi olsa kendi itfaiye teşkilatı olmadan olmaz. Ama otel olunca oluyor işte… Abuk subuk işler. Meclis’te kesinlikle araştırılmalı, hep birlikte bakmalıyız, yasal düzenlemeler yapılmalı, ders alınmalı, ama alınmıyor. Çok üzgünüm. Bu işin öğle saatlerinde, akşamüzeri doğru bir Sayın Bakan eliyle siyasileştirilmeye çalışmasından ötürü yalnızca yasal müdafaa hakkı bir açıklama yapmak zorunda kaldık. Zira hiç alakamız olmayan bir bahis olduğu için. Yeniden de işin bu boyuta bugün gelmesinden, yani içeride yanmış çocuk vücutları varken bunların konuşulmasından da hepimiz ismine, ülke ismine çok utanç duydum. İçeride de onu söyledim, ‘Çok yanlış oldu’ diye. Ama bunun hesabını kim verecekse, en ağır şekilde verecek. Takip edeceğiz. Olmaz, 2025 yılında bir ülkede insanlar bu türlü ölmez, ölemez. Doğru değil.

‘PAYIMIZA NE DÜŞÜYORSA YAPACAĞIZ’

Özel, çalışmalar hakkında bilgi alıp alamadığının sorulmasına da şu karşılığı verdi:

“Bilgi aldım. Sayın Ali Yerlikaya çok şeffaf şekilde kimi şeyleri anlattı. Hassas gitmeleri gereken bir süreç var. Ben sordum hem son sayısı, hem şüpheli durumları. Sanki şokla çıkıp da bir yere doğru gitti de aslında ölmedi ve orada mı? Ya Da telefonuna ulaşılamıyor ama o denli mi, bu türlü mi? Bütün ihtimalleri saydı. Birtakım çok kötü, çok uzun süre yangının sürdüğü yerlerdeki zorluklardan bahsetti. DNA testlerinden. Bugün akşam geç saatlerde de olsa net bir açıklama yapacağını söyledi. Sabırla beklemek lazım. İşin bu tarafında hiçbir şey söylemem, söylememek de lazım. Bütün zorluklara hak veriyorum. Ama öbür işe hak vermek mümkün değil. Yapılmaması gereken büyük bir haksızlığa uğradık. Kendimi de zor tutarak sıkıntıyı bugün bu noktada tutacağım. Ama olmaz, olmayacak bir şey yaptı. Onun dışında bizim üstümüze ne düşüyorsa yapacağız. Bizim hissemize ne düşüyorsa yapılacak. Bir kere daha ‘Umarız son olur’ diyoruz. Hepimizin başı sağolsun arkadaşlar.

‘BUNU BİLE SÖYLEMEK MUHALEFET ÖNDERİNE Mİ KALIYOR?’

“Kongresini beklemiş dediniz hangi parti?” sorusuna da şu cevabı verdi:

“Siz takip etmediniz mi? Bugün bir siyasi parti Ankara kongresini iptal etmedi ve o kongre bitene kadar da bir açıklama yapılmadı. Biz altı saat boyunca sayının bir boyutunu da biliyorduk ama şu anda bunu biz yapmayız da biz yapsak neler dersiniz neler sorarsınız. Kongre hangi kongreymiş? Bunu bile söylemek ana muhalefet başkanına söylemek kalıyor öyle mi? Bir parti kongresini iptal etmedi işte. Kendi tercihleri ama bunu bir başka parti yapsaydı neler söylenirdi ne konuşulurdu ne yapılırdı? Açıklama da orası bitene kadar beklendi. O canlı yayın izlendi. Neyse o denli yapsınlar o denli olsun.” 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.