Kızından babaya 100. yıl armağanı

İnönü’nün damadı Metin Toker’in ölünce yarım kalan yakın tarihe ışık tutan anı kitabını Gülsün Bilgehan Toker tamamladı.

Kızından babaya 100. yıl armağanı
Yayınlama: 08.12.2024
A+
A-

Türkiye’nin 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün damadı gazeteci Metin Toker, ömrünün son döneminde yeni bir kitap yazmaya başladı fakat 2002’de hayata veda etti. Yarım kalan bu kitabı kızı Gülsün, babasının 100. doğum yılında tamamlayıp yayınladı. 
60 yıllık gazeteci Metin Toker’in eşi ve İnönü’nün kızı Özden Toker ile kızı Gülsün Toker Bilgehan, “Gazeteci Olan Adamın Hikayesi” isimli anı kitabını ve Atatürk’ün de ziyaret ettiği Pembe Köşk günlerini SÖZCÜ’ye anlattılar.

YAKIN TARİHİN IŞIĞI

Gülsün Toker Bilgehan, “En büyük arzum bu kitabı tamamlayıp yayınlamaktı, notlarını birleştirdim, annemle birlikte yayına hazırladık. Babamın bilmediğim birçok istikametini de keşfettim” dedi. Kitapta Metin Toker’in lise günleri, 10 Kasım 1938’de yaşadıkları, eşi Özden İnönü’yü babası İsmet İnönü’den isterken yaşadığı hisler, siyaset, ile 12 Eylül darbe günleri de aktarılıyor. Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı yapan, senatör olarak parlamentoda da bulunan Metin Toker, Cumhuriyet, Zafer, Yeni İstanbul, Hürriyet ve Milliyet gazetelerinde çalıştı.

“Demokrasimizin İsmet Paşalı Yılları” adlı 10 ciltlik kitabı, Türkiye’nin yakın tarihine ışık tutan bir eser oldu. Babasının son günlerini geçirdiği hastane odasında yarım kalan bu kitabı tamamlayıp yayınlamayı aklına koyan ve 308 sayfa olarak yayınlayan Gülsün Toker, kitapta yer alan birtakım anılarını şöyle anlattı:

İYİ AİLE ÇOCUĞU

Babama ilk başvurduğu gazetelerin işveren ve müdürleri, ‘Sen iyi bir aile çocuğuna benziyorsun, bu meslek sana göre değil’ diyerek iş vermiyorlar. Ama babam gazeteci doğmuş, inat ediyor. 60 yıl mühletle de bu mesleği yapıyor.

DAYANIKLI MISIN?

Annemi İsmet Paşa’dan isteme merasimi de çok değişik, İsmet İnönü önce ‘Eline ayda kaç para geçiyor?’ diye soruyor. 1500 lira karşılığını alınca ‘Makul, orta halli geçinirsiniz’ diyor. Sonra da ‘Dayanıklı mısın?’ diye soruyor. ‘Yani benim damadım olunca seninle uğraşan çok olur, dayanıklıysan kaldırabilirsin’ diyor.  

Aferin be Agop

Kitabın ilk kısmında bir dönem gazetelerin merkezi Babıali de anlatılıyor:

“İş bitince Sirkeci’deki lokantalara yahut daha aşağıdaki ‘Koltuk’ meyhanelerine gidilirdi. Bu meyhanelerde çok lezzetli mezeler vardı ve bir iki kadeh ayakta atılırdı. Bir kıssaya göre Agop da her akşam bu meyhanelere gidermiş ama sağlığı bozulunca hekimler içkiyi yasaklamış. Agop sonraki gün ilk meyhaneyi geçmiş, ikinciye de girmemiş. Üçüncüye gelince, ‘Aferin be Agop, hekimlerin sözünü tuttun, bir kadehi hakkettin’ diyerek içeri girmiş.”

Atatürk ve en kutsal meslek

1930 doğumlu Özden Toker’in, Metin Toker ile evliliği 47 yıl sürdü. 3 çocuk büyüttü, 5 torunu oldu. Bugün de yaşadığı Ankara’daki Pembe Köşk’te konuklarını şahsen ağırlayan Toker, Atatürk ile aynı sofrayı da paylaştı:

“6-7 yaşındayken Atatürk ile aynı masada yemek yeme erdemine eriştim. Bana büyüyünce ne olacağımı sordu, ‘Öğretmen’ dedim. Öğretmenliğin kutsal bir meslek olduğunu, Cumhuriyetin aydın jenerasyonlarını onların yetiştireceğini anlattı. Atatürk son derece şık giyinirdi. Bize de çoğu zaman kılık kıyafetinize dikkat edin, meskenden çıkmadan kesinlikle aynaya bakın” tavsiyesinde bulunurdu.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.