Milyonların gözü taban fiyata yapılacak artırımda. Temmuz ayında taban fiyata ara zam yapılmamasıyla hayal kırıklığına uğrayan çalışanları ne kadar zam bekliyor?
SEVGİ UÇAR
Asgari fiyata zam yapılması için bekleyen milyonlar artık gün sayıyor! Minimum ücret tespitinde tartışmalar sürerken, taban fiyata zam için en güçlü senaryolar ortaya çıkmaya başladı. Pekala, 2025 yılında minimum ücret ne kadar olacak? Alım gücündeki düşüş devam edecek mi? Enflasyonla mücadelede hangi noktadayız? Ekonomist Emre Şirin ile 5 Soru ve 5 Cevap’ta konuştuk.
1. Taban ücret belirlenirken masadaki en çok önemli bilgilerin başında enflasyon sayıları geliyor. Bunun yanında; büyüme, açlık ve yoksulluk hududu bilgileri, TİSK’in talepleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın çalışmaları Minimum Ücret Tespit Kurulu Toplantısı’nda masada yer alacak. Komisyondan ne çıkacak? Enflasyon ile mücadelede hangi noktadayız?
Öncelikle şunu belirtmek gerekir; ülkenin içinde bulunduğu ekonomik şartlar, halkın alım gücünü önemli oranda düşürdü. Minimum ücret artık bir vicdan sorunudur. Yani minimum ücret artış oranının ‘enflasyon yaratır’ gerekçesiyle düşük düzeyde gerçekleşmesi kabul edilemez.

“ÖNCE KAYBOLAN ALIM GÜCÜNÜ YERİNE KOYMAK GEREK”
Yılbaşında 17 bin 2 liraya yükseltilen taban fiyatın alım gücü, birçok farklı hesap yapılmakla birlikte kabaca yarı yarıya düştü. Önce kaybolan alım gücünün yerine konması, sonrasında ise 2025’te oluşacak enflasyonun hesaba katılması gerekiyor.
Merkez Bankası son yaptığı revize ile 2025 enflasyon iddiasını yüzde 21’e yükseltti. Bu durum çok gerçekçi görünmüyor. Geçmiş varsayımların tutmaması, önümüzdeki yıl hem faiz indirimi hem dolar kurunda yaşanacak mümkün yükselişler ve şu an yüzde 50 siyaset faizine karşın enflasyon beklentilerinin düzelmemesi de bunun ispatı olarak kıymetlendirilebilir.
Ekonomi yönetimi, uluslararası kurumlar ve Merkez Bankası son günlerde ısrarla hedef enflasyona göre artış yapılması yönünde yönlendirmeler yapıyorlar. Aynı vakitte toplumun nabzını da ölçmeye çalıştıkları ve beklentinin yükselmemesi ismine mevzuyu tartışmaya açıp, olağanlaştırma eforu da bulunuyor.
Bu süreçte ilgili taraflar elbette görüşmelerini yapacak ama son söz Cumhurbaşkanı tarafından söylenecektir. Hedef enflasyon TCMB tarafından yüzde 21 düzeyine revize edilse de, oluşan genel kanı yüzde 25 düzeyinde bir artış olacağı yönünde. Önemli bir toplum baskısı olduğu gerçeğini de hesaba katarsak yüzde 30-35 aralında bir artış görebiliriz.
Yüksek oranlı bir minimum ücret artışı devletin vergi kaybına da yol açacaktır. Bütçe açıklarının kapatılamadığı ve devletin önemli kaynak muhtaçlığının olduğu bir devirde minimum ücretlinin alım gücünü telafi edip, yüzünü güldürecek bir artış görme olasılığımız düşük görünüyor.
2. Minimum ücret 2024 yılında yüzde 49,11’lik zam sonrası net 17 bin liraya yükselmişti. Böylelikle 2025 minimum ücret için hesaplar da tamamen değişti. Minimum ücret 2025 yılında ne kadar olacak?

“ASGARİ ÜCRET 22 BİN İLE 23 BİN LİRA ARALIĞINDA OLABİLİR”
Yaratılan algı, bütçenin durumu, hala enflasyonun gerçek sebebi olarak talebin gösteriliyor olması (bana göre o denli değil), Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in özellikle ’yönetilen fiyatların da 2025 yılında hedef enflasyona göre’ artırılacağını belirtip, tabir yerindeyse ‘çok da fazla ümitlenmeyin’ manasında bir mesaj vermesi ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Akçay’ın açık beyanı benzeri konular nedeniyle 2025 yılında minimum fiyatın 22 bin 500 lira ile 23 bin lira aralığında gerçekleşmesini bekliyorum.
3. Bu tabloda orta gelirlileri mutlu edecek bir sonuç çıkacak mı? Alım gücündeki düşüş devam edecek mi?
Maalesef yapılacak artışlar sabit gelirli bölümü şad etmeyecek. Minimum fiyata yapılacak artış oranı, diğer ücretlilerin maaş fiyat artışlarını için de bir referans teşkil edecektir. Elbette gerçek dalda bunların dışında yüksek oranlı artışlar da olacaktır ama genele baktığımızda fiyat artışlarının tatmin edici olmaktan uzak olacak.

“ALIM GÜCÜ DÜŞMEYE DEVAM EDECEK”
Yapılacak artırımlar 2024 yılı ve evvelki iki yılın alım gücü kaybını telafi edemeyeceği gibi, gerçekçi olmayan enflasyon varsayımlarına göre yapılacak artışlar da kağıt üzerinde kalacaktır. Kağıt üzerinde maaşlar artsa da alım gücü düşmeye devam edecektir.
2025 yılında faizlerin düştüğü, ekonomik aktivitenin arttığı ve dolar kurunun yükseldiği bir senaryoda çok daha yüksek bir alım gücü kaybı yaşanacağını tahmin etmek zor olmasa gerek.
4. Yeni taban fiyatın patrona maliyeti ne olacak?
İçinde bulunduğumuz yılda 17.002 lira alan bir taban ücretlinin patrona maliyeti 23 bin 502 lira. Ayrıntıları aşağıdaki tabloda görebiliriz.

Asgari fiyata yapılacak artış sonrası oluşacak taban ücret sonrası SGK Primi patron hissesi ve Patron İşsizlik sigorta Primine bağlı olarak toplam maliyet ortaya çıkacaktır.
5. En yüksek ve en düşük emekli maaşları ne kadar olacak? Emekçi ve memur emeklisi nasıl etkilenecek?
Emekli maaşlarında bir de kök maaş sorunumuz var. Burada bir değişiklik olup olmayacağı bilinmiyor. Ama şu ana kadar ki uygulamalar gösterdi ki burada değişiklik yapmayıp, oluşan durum ve yansılara göre en düşük maaşı yükseltme eğilimi tekrar ortaya çıkabilir. Bu durum da, en düşük maaşa doğru bir eğilimin devamı ve daha yüksek maaşlı emeklilerin her dönem biraz daha aşağı yaklaşması sonucunu doğuracak.
İşçi ve memur emeklilerinin maaşında 2025’in ilk yarısı için bu yılın (2024) ikinci yarısındaki TÜFE artışı kadar olacak. Yani revize edilen enflasyon verisine göre yılsonu enflasyonu gerçekleşirse kabaca %16 düzeyinde bir artış bekleyebiliriz.
Ama memur ve memur emeklisi ‘memurların toplu kontrat koşullarından kaynaklanan hesaplama tekniği nedeniyle, bu belirttiğimiz yılın ikinci yarısında oluşan 6 aylık enflasyon oranından daha düşük bir oranda artışa maruz kalacak.