‘NASA, Mars’taki hayatı kazara yok etti’

Berlin Teknik Üniversitesi’nden bir profesör NASA’nın Mars’taki yaşamı kazara yok ettiğini iddia etti.

‘NASA, Mars’taki hayatı kazara yok etti’
Yayınlama: 19.11.2024
A+
A-

Mars’ta şimdiye kadar yapılan keşiflerde, ömrün varlığını kesin bir şekilde kanıtlayacak bulgulara ulaşılamadı. Fakat 1970’lerde Viking misyonlarıyla Kızıl Gezegen’e inen ilk uzay araçlarının, Mars toprağında ömür izlerine hayli yaklaşmış olabileceği düşünülüyor.

Berlin Teknik Üniversitesi’nden astrobiyolog Dirk Schulze-Makuch, Mars toprağında mikrobiyal ömür mümkünlüğünün bulunduğunu, lakin kullanılan deney yollarının bu ömrü yok etmiş olabileceğini öne sürüyor. Schulze-Makuch, Nature Astronomy’de yayımlanan yorumunda, gelecekte Mars’ta hayat arama misyonlarının gezegenin ekolojisini daha fazla göz önünde bulundurması gerektiğini belirtiyor.

VİKİNG VAZİFELERİ VE TARTIŞMALI DENEYLER

1976’da Mars’a iniş yapan iki Viking aracı, Mars toprağında biyolojik izleri aramayı amaçlayan deneyler gerçekleştirdi. Bunlar arasında gaz kromatografisi-kütle spektrometresi (GCMS) deneyi, klorlanmış organik bileşikler tespit etti. Lakin o dönem bu bulgu, dünyadan gelen temizlik ürünleri kaynaklı bir kontaminasyon olarak değerlendirildi. Günümüzde ise bu bileşiklerin Mars’a has olabileceği biliniyor, lakin biyolojik mi yoksa abiyotik süreçlerle mi oluştuğu hâlâ bilinmeyen.

Diğer Viking deneyleri, Mars’taki hayatı algılama potansiyeline sahip olsa da, bu hayatı kazara yok etmiş olabilir. Schulze-Makuch, deneylerin toprak örneklerini suyla karıştırarak metabolizma ya da fotosentez işaretlerini aradığını, lakin Mars’ta mümkün kurak şartlara ahenk sağlamış mikropların bu ani su eklemesinden zarar görmüş olabileceğini belirtiyor.

MARS MİKROPLARINI YOK ETMİŞ OLABİLİRLER Mİ?

Araştırmacı, suyun hayat için hayati olduğunu düşünerek yapılan bu deneylerin, Mars’ın aşırı kurak şartlarında yaşayan mikroplar için ziyanlı bir müdahale olabileceğini ifade ediyor. Science Alert’te yer alan habere göre; profesör, “Bu, çölde ölümle pençeleşen bir beşere yardım etmek için onu okyanusun ortasına bırakmaya benziyor. Okyanus, kurtarmak yerine daha büyük bir zarar verir.” dedi.

İlginç bir şekilde, Viking deneylerinden biri olan pyrolytik serbest bırakma deneyinde, su eklenmeden yapılan kuru denetim testlerinde daha güçlü ömür izleri tespit edildi. Bu durum, su eklemenin mikroplar için olumsuz bir tesir yaratmış olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

‘YENİ BİR YAKKLAŞIM GEREKLİ’

Schulze-Makuch, Mars’ta ömür arayışında “su izlerini takip etme” stratejisine alternatif olarak, su çeken tuzlar ve nemli bileşiklerin izlenmesi gerektiğini savunuyor. Ayrıyeten, Viking deneylerinden 50 yıl sonra, günümüz Mars ortamına dair daha iyi bilgilerle donanmış yeni bir ömür arama misyonunun vakti geldiğini belirtiyor.

Mars’ta hayat arayışı hâlâ net bir sonuç vermemiş olsa da, Viking görevlerinden elde edilen bilgiler yeni bir bakış açısı ve tartışma yeri sunuyor. Gelecekte, daha hassas ve çevresel şartlara uygun formüllerle yapılacak araştırmalar, Kızıl Gezegen’de hayatın var olup olmadığını daha kesin bir şekilde yanıtlayabilir.

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.