Narin’in kaybolduğu gün Salim Güran’ın ses kaydına SÖZCÜ ulaştı

Diyarbakır’da öldürülen 8 yaşındaki Narin Güran cinayetiyle ilgili aracında küçük kıza ait DNA örneği çıkınca tutuklanan amcası Salim Güran’ın karakol komutanı başta olmak üzere Devlet Su İşleri vazifelileri ve köylülerle yaptığı telefon görüşmeleri ortaya çıktı.

Narin’in kaybolduğu gün Salim Güran’ın ses kaydına SÖZCÜ ulaştı
Yayınlama: 17.11.2024
A+
A-

SÖZCÜ’nün ulaştığı ses kayıtlarında, Salim Güran’ın, görüşme yaptığı bir köylüye Kürtçe, “Jandarma arıyor ama şüphelendikleri bir şey varsa bunu bize de söylemeleri gerekiyor” diyerek huzursuz olduğu görülüyor. Karakol komutanı da dahil kendisini arayan herkese Narin’in iki Çingene bayan tarafından kaçırılmış olabileceğini, yahut suya düşerek boğulmuş olabileceğini ifade ediyor.

Diyarbakır’ın Bağlar İlçesinin Tavşantepe Köyünde 21 Ağustos’ta kaybolan ve 8 Eylül’de cesedi bir çuval içinde köyün yakınlarındaki derede bulunan Narin Güran cinayetiyle ilgili tutuklu bulunan amcası ve aynı vakitte köyün muhtarı olan Salim Güran’ın ses kaydı ortaya çıktı.

SÖZCÜ’nün ulaştığı bu ses kaydında görüşmelerin çok önemli bir kısmı Kürtçe yapılırken, amca Salim’in karakol komutanı da dahil kendisini arayanlarla nasıl itidalli ve profesyonelce hareket ettiği de görülüyor. Telefonuna indirdiği ses kaydı alan bir programla amcanın 70 farklı bireyle yaptığı görüşmelerde Narin’in ya suya girip boğulmuş olabileceğini, yahut köye gelen iki Çingene bayan tarafından kaçırılmış olabileceğini ifade ediyor.

“KOMUTANIM KARDEŞİMİN KIZI KAYIPTIR”

Bu görüşmelerde ilk olarak kızı arıyor ve “Baba diyorlar ki Narin kaybolmuş” Salim’de, “Nasıl kaybolmuş” diye soruyor. Akabinde karakol kumandanını arayarak, “Aleyküm selam kumandanım. Kusura bakma rahatsız ettim kumandanım. Ben şimdi tarladayım. Çocuklar beni aradı. Benim kardeşimin kızı kayıptır. Köylüler herkes kalkmış arıyor, kızı bulamıyorlar” diyor. Komutan “Kaç yaşında” diye sorunca Salim kendi kızına Narin’in kaç yaşında olduğunu sorup öğrendikten sonra “8 yaşında komutanım” diye karşılık veriyor.

KOMUTAN İSMİNİ SORUYOR

Komutan bu kere, “Ne zaman kayboldu” diye sorunca amca “Valla öğlenden sonra kimse görmemiş artık. Yani köyün hepsi ayaklanmış, arıyorlar ama bulamıyorlar. Dedim komutanımı bir arayıp haber vereyim. Daha yeni beni aradılar, bende tarladan geldim” diyor. Komutanın, “En son kim görmüş” sorusuna da, “En son benim kardeşimin iki kızı birlikte geliyorlar. Bir tanesi eve gidiyor, öbürü de kelamda eve gitmiş ama gitmemiş. Hiçbir bilgim yok.” Komutan “Allah Allah ahırlara falan bir bakın nereye masraf ki. Tamam, biz bir bakalım” diyor. Amca Salim vallahi bilmiyorum kumandanım biz de korkuyoruz, arıyoruz. Köyün hepsi ayaklanmış. Allah razı olsun teşekkür ederim” diye karşılık veriyor. Komutan bu sefer, “Ahırlara falan da bakın” diyor. Salim de; “Her yere bakıyoruz kumandanım, bahçelere bakıyoruz, ahırlara bakıyoruz. Durmuyoruz, arıyoruz kumandanım, her yeri arıyoruz. Komutan bu kere, “Peki tamam. İsmi neydi çocuğun” sorusuna Salim Narin” diye karşılık veriyor Komutanın “Soyadı neydi?” sorusuna da “Güran” diye cevap verip akabinde “Teşekkür ederim komutanım” diyerek kapatıyor.

“SUYA MI DÜŞTÜ SANKİ?”

Ardından Kürtçe konuştuğu köylülerden birine, “Okulun anahtarı sende mi. Getir bir okula bakalım. Jandarmalar kamera imgelerine bakacaklar. 1 saattir arıyoruz kız kayıptır. Geç söylediler bize de 4,5 5 benzeri söylediler. Kız kayıptır diyorlar geliyorum arayalım bari” diyor. Karşıdaki kişinin, “Nerede arayacağız” sorusuna da “Köyde arayacağız” diye karşılık veriyor. Akabinde bir diğer yakınıyla Kürtçe konuşan amca, “Şimdi karakol kumandanını aradım söyledim, onlarda gelecekler birazdan. Yani bu kız nereye gidebilir ki, kayboldu yav. Vallahi hepimiz bakıyoruz, arıyoruz. Saat 3 benzeri Eno’nun meskeninin oralarda görmüşler ama bilmiyorum ki, bu suya muya düşmesin sanki. Köprünün orada korkuluk falan yok mu, oraya bir baksaydık yav” diyor.

NEVZAT’IN ARACINI İŞARET EDİYOR

Tekrar kumandanla görüşen amca; “Allah razı olsun kumandanım. Vallahi kardeşimin kızıdır, kayıptır 8 yaşındadır. En son saat 3-3,5’ta köyün içinde görmüşler. O anda iki kişi de Çingenelerin otomobilini görmüşler. Kırmızı eski bir otomobil görmüşler ondan şüpheleniyoruz. (Nevzat Bahtiyar’ın kızı gömdüğü araçta kırmızı eski model bir araçtı) Tamam kumandanım benim konutumun oraya gelin. Caminin oradan benim konutumun olduğu yere gelin” diyor.

“İKİ ÇİNGENE BAYAN GELMİŞ”

Amca Salim Güran bir diğer görüşmede ise “Efendim komutanım” diye telefonu cevaplıyor. Komutanın “10-15 dakikaya kadar askerler geliyorlar. Var mı bir gelişme” diye sorması üzerine, “Yok vallahi kumandanım arıyoruz, bulamıyoruz. Fotoğrafını istediler, attım” diye yanıt veriyor. Komutan köyde güvenlik kamerası olup olmadığını soruyor. Salim ise, “Okulun kamerası var. Arkadaşlar bir gelsin, birlikte bakalım. Zati en son orada görülmüş” diyor. Komutanın köyde yabancı olup olmadığını, varsa gören olup olmadığını sorması üzerine amca Salim, “Yabancı varmış kumandanım. İki tane Çingene kadın varmış. Vallahi götürürler kumandanım. Esasen en son okulun oraya gitmiş. Her yere bakıyoruz kumandanım bütün köylü toplanmış. Allah razı olsun kumandanım çok teşekkür ederim” diyor.

SAATLERİ DAİMA FARKLI SÖYLÜYOR

Köylülerin Narin’in akıbetini merak edip sordukları amca Güran, “Yok vallahi kayıptır. Hala arıyoruz Hele askerler bir gelsin onları bekliyorum, Okul kameralarına bakacağız. Köyün içinde kaybolmuş 3,5-4’ten beri ortada yok. Hele sizde gelin bir bakalım. Bütün meskenleri arayalım, 8 yaşındadır bu çocuk. Nereye gidebilir? Yer kalmadı baktık. Bütün köy ayakta yeniden yok. Yav diyorlar iki Çingene bayan köprünün oralarda görülmüş, biz onlardan şüpheleniyoruz. Ya da kanala düşmüş olabilir oradan şüpheleniyoruz. Köyün gençlerini gönderdim. Dedim o kapıları kırın her tarafa bakın” diye yanıt veriyor. Akabinde da aradığı öteki şahıslara dikiş, nakış kursu, meskenler, ağaçların altları ve her tarafa bakmaları için talimat veriyor.

“SANKİ YER YARILDI İÇİNE GİRDİ BU KIZ”

Kendini arayan bir diğer köylüye, “Vallahi bu kız güya yer yarıldı içine girdi. Kayıptır yav” diyor. “Hiç gören olmamış mı” diye soran köylüye “Görenler var bakkala gitmiş. Sonra gelmiş okulun orada görmüşler, ama yok işte yok. Bakmadığımız yer kalmadı ama yok. Küçük de değil hani 7-8 yaşında çocuk nereye masraf ki” diyor. Bir öbür aramada ise, “Gidin kanala bir bakın kanala. (DSİ sulama kanadını kast ederek) Şu Anda AFAD’da geldi. Gidip kanala bakacaklar. Jandarma, AFAD, korucular, bütün köy herkes ayakta ama kız yok. Akıllı bir kızdır da, yani nereye masraf anlamadım. Şu Anda köpekleri de getirdiler. Termal aygıtlarla her yerde arama yapılıyor. Bakılmadık yer kalmadı. Karakol ilgileniyor” diye yanıt veriyor. Kızın saat 3,5-4 benzeri kaybolduğunu, arayan farklı bireylere de saat 17.00-17.30’a kadar görüldüğünü belirtiyor.

“YA KANALA DÜŞMÜŞ YAHUT KAÇIRILMIŞ”

Salim Güran kendisini arayan ve “kaçırılmış olabilir mi?” diye soran bireye de,

“Vallahi köyün giriş çıkışları tutulmuş. Araçlar, plakalar, devlet üzerinde duruyor. Her tarafa dağılmışlar, komandolar her yere bakıyoruz diyorlar ama nasıl bakıyorlar bilmiyorum. Tahminen kendi sistemleri vardır ne bileyim. Benim meskenim, kendi evi, Fuat’ın evi bir de bahçeler var. Öteki nereye gidebilir ki. Geriye ya kanala düşmüştür, yahut kaçırılmıştır, öbür da bir şey gelmiyor aklıma. Bir ihtimalde bir yerde uyumuş olabilir diyorlar” diye cevaplıyor.

DSİ’DEN ARAYAN GÖREVLİYİ DE YANILTIYOR

Amca Salim Güran, küçük kızın köyün yakınlarındaki Devlet Su İşlerine ait sulama kanalına düşmüş olabileceği ihbarı üzerine kendisini arayan DSİ görevlisini de yanıltıyor. Vazifelinin, “Siz neye göre kanala düştüğünden şüpheleniyorsunuz?” sorusuna, “Evimiz kanala yakın ya, esasen iki kuşku var. Bir kanal, bir de kaçırılma” diyor. Vazifelinin, “Kanala düşseydi çıkardı abi ya” demesi üzerine bu defa, “Acaba sulama kanalına düşüp ızgaranın altına takılmış olamaz mı?” diye soruyor. Görevli ise Narin’in yaşını soruyor. Amca Salim, “8-9 yaşında kız çocuğu. Suyun şiddetiyle, yahut Çingeneler kaçırmıştır” diyor. Görevli de, “Ben şu anda suyu başıma göre kesemiyorum. Savcılık bir yazı yazarsa şayet ben çabucak suyu keserim” diyor. Salim de “Hele bir bakalım AFAD’la bir toparlanalım, konuşuruz” diyerek geçiştiriyor.

ŞÜPHELENDİKLERİ BİR İPUCU VARSA BİZE DE SÖYLESİNLER

Salim Güran kendisini arayan bir diğer şahısla yaptığı görüşmede ise, AFAD ve Jandarma görevlilerini kast ederek, “Sizin köyün korucuları da geldi arıyor herkes. Yalnız bildikleri bir şey varsa şayet bunu bize de söylesinler. Bir kuşku varsa, yahut şüphelendikleri bir durum varsa bizim de bilgimiz olsun yani. Bir ipucu buldularsa şayet bizim de haberim olsun bundan. Yüzbaşı, bölük komutanı kendisi şahsen aramalara katılıyor” diyerek aileden şüphelenip şüphelenilmediğini de merak ediyor.

Köylülerin “Mısır tarlasına baktınız mı? Biz de oraya bakalım” demesine öfkelenen Salim Güran, “Yav çocuğun mısır tarlasında ne işi olur ki Allah için. Ben hiç inanmıyorum oraya gittiğine. Gidiyorsanız gidin ama ben inanmıyorum. Mümkün değil oraya gitmesi. Ben de şu anda köprünün üzerindeki kanalın oraya geldim. Jandarmalar burada. Kanala bakıyorlar” diye yanıt veriyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.