Sezgin Baran Korkmaz’dan olay iddia: ‘Soylu 50 milyon dolarlık borcun silinmesini istedi’

Yargı süreci devam eden ve hakkında yakalama kararı bulunan Sezgin Baran Korkmaz, Fatih Altaylı’nın programında dikkat çeken açıklamalar yaptı. Korkmaz, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, İnan Kıraç’ın kendisine olan 50 milyon dolarlık borcunu “devlet meselesi” olarak nitelendirip silmesini talep ettiğini öne sürdü.

Sezgin Baran Korkmaz’dan olay iddia: ‘Soylu 50 milyon dolarlık borcun silinmesini istedi’
Yayınlama: 07.09.2024
A+
A-

Gazeteci Fatih Altaylı, YouTube kanalında kara para aklama suçlamasıyla tutuklu bulunduğu ABD’de Ağustos 2023’te tahliye edilen Sezgin Baran Korkmaz’ı konuk etti.

Programda Korkmaz, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında çok önemli savlarda bulundu.

Korkmaz şunları ileri sürdü:

-Kıraç Holding’in %45 payı, Nahum ailesindeydi. İnan Kıraç ile Nahum ailesi arasında sorun vardı.

-İnan Kıraç, Nahum ailesi ile anlaşamadığını, benim dışarıdan bir kişi olarak Nahum ailesindeki payları almamı, daha sonra o payları benden alacağını söyledi.

-Ben de kabul ettim. Nahum ailesi ile görüştüm. Kıraça Holding’in %45 payını 60 milyon dolara aldım. Daha sonra İnan Kıraç’tan paramı istedim ama kendisi buna yanaşmadı. Ben de alacağıma karşılık İnan Kıraç hakkında ihtiyati haciz kararı aldırdım.

-Bunun üzerine İnan Kıraç, Sayın Erdoğan’a gidip Sezgin Baran Korkmaz’ın kendisine çökmeye çalıştığını anlatmış ve Erdoğan da dosyayı Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e vermiş. Abdülhamit Gül, belgeyi inceletmiş ve Erdoğan’a belgenin ticari bir alacak verecek sorunu olduğunu belirtmiş.

-Daha sonra birileri Erdoğan’a bu işin içinde çökme sıkıntısı olduğunu söyleyerek, bu işin İçişleri Bakanı’nın görevine girdiğini söylemiş ve Erdoğan dosyayı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya vermiş. Bunun üzerine Soylu, beni Ankara’daki makamına davet etti. Gittiğimde, hukuken haklı olduğumu ihtiyati haciz kararı aldığımı, İnan Kıraç’a hacze gideceğimi söyledim.

-Bakan Soylu, 50 milyon dolarlık borcu silmem gerektiğini ve payları ücretsiz şekilde İnan Kıraç’a vermem gerektiğini bana söyledi. Nedenini sorduğumda bu işin devlet sorunu olduğunu söyledi.

-Ben, Soylu’ya ‘Kürt olduğum için mi bana bu türlü davranıyorsunuz’ dediğimde, odadaki bir emniyet müdürü bana karşı çıkıştı. Konuşma farklı yerlere gitti. Ben de bu sefer ‘Ben Trabzonlu olmadığım için mi benimle bu türlü konuşuyorsunuz’ dedim. Bu sefer emniyet müdürü ayağa kalktı, ben de ayağa kalktım. Gerginlik olunca ben bakanlıktan çıktım. 10 dakika uzaklaştıktan sonra beni bir daha aradılar.

-Yeniden çağırdılar. Gittiğimde Soylu, ‘Bu devlet problemi İnan Kıraç’ın borcunu sileceksin’ dedi. Ben de tamam deyip hiçbir şey demeden ayrıldım. Sonra Ankara’da devlette aktif birini aradım, bu hususun devletle alakasını öğrenmek istedim. O ise bunun devletle ilgili olmadığını, Soylu’nun Erdoğan’a ve Kıraç’a sevecen gözükmek için işgüzarlık yaptığını söyledi.

-Daha sonra beni biri daha aradı, ‘Seni Ankara’da ezdiler mi’ dedi. Ben de ‘nasıl yani’ dediğimde, ‘Soylu, imajlı olarak İnan Kıraç’ı aradı, olayı bu türlü anlattı’ dedi.

-Ben, İnan Kıraç’a çökmeye çalışmadım, İnan Kıraç bana çökmeye çalıştı. Hatta İnan Kıraç’ı İnan Kıraç yönetmiyor. Kendisine vasi atanması lazım. Kendi kızıyla yaşadığı meselelerin arkasında da bu var. İnan Kıraç üzerinden İpek Kıraç’a da çökmek istiyorlar.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.