Bu insanlar dün akşamı 14 Mayıs’ta yaşayabilirdi

CHP lideri Özel, ilk açıklamayı SÖZCÜ’ye yaptı. Cumhurbaşkanlığı seçiminin Altılı Masa’nın kusurlarından ötürü kaybedildiğini belirtti. Sorularımızı şöyle yanıtladı:

Bu insanlar dün akşamı 14 Mayıs’ta yaşayabilirdi
Yayınlama: 02.04.2024
A+
A-

■ Cam tavanı kırdınız mı?

Kırdık. Tuzla buz ettik. Yüzde 25’lik bir öğrenilmiş çaresizlik vardı. Parti yüzde 38 aldı. 1977’den beri ilk defa, ben üç yaşındayken birinci parti olmuş. Ben her konuşmamda, “CHP yönelimleri doğru okuyup doğru ilişkileri kurduğu zaman Ecevit’in genel başkanlığında iki genel seçimden birinci parti çıktığının” hatırlatmasını yapıyordum.

Gelecek genel seçimde birinci parti olacağımızı umuyordum. “Keşke burada da olsa” diyordum. Gökhan Zeybek’le tekraren hesap yaptım. Çok hesap adamıdır Zeybek. “Yüzde 33 ile birinci parti olabiliriz” diye hesap yapıyordum. Yüzde 38 ile olduk. Oy kullanırken, “Haydi birinci parti olalım inşallah” diye attım.

İkinci yüzyılın ilk seçiminden birinci parti çıkalım ve rövanşı alalım diyorduk.

■ Sizce AK Parti neden kaybetti?

Bir defa biz kusurlarımızdan ders aldık. Onlar geçen seçimi kıl hissesi kazanmış olmayı bir zafer olarak gördüler. Tehlike çanlarını görmediler. Çok yanlış yaptılar. Emekli maaşını önce 7 bin 500, sonra 10 bin lira yaptılar. Ben genel merkezin 600 kişilik salonuna emekli derneklerini çağırdım. İlk emekli konuşmamı yaptım.

“Bugün hiçbir şey konuşmayacağım emekliden gayrı” dedim. Salon ayağa kalktı.

Dedim ki: “Tayyip Bey hengame etmek istiyor. Ben onunla arbede edeceğim ama emekliler için edeceğim.” 106 mitingin tamamında emeklinin sesini duyurmadan konuşmadım.

■ Kaynamayan tencere iktidarı sarstı diyebilir miyiz?

Her zaman sarsar. Bir tek geçen sefer olmadı; 14 Mayıs’ta. Şöyle: Altılı Masa’nın ortak ve teker teker yanılgılarımız yüzünden ilk alacağımız seçimi kaybettik. Bu insanlar dün akşamı 14 Mayıs akşamı yaşayabilirlerdi. Ama biz yanılgımızdan ders aldık, almayanlar da kaybetti.

ERKEN SEÇİM TALEBİMİZ YOK!

■ İYİ Parti ve diğer Altılı Masa partileri çöküş yaşadı. Nasıl yorumluyorsunuz?  

Yorumlamaktan bilhassa kaçınıyorum. Zira yapacağım her tespit birilerini incitebilir. “Bana ablam demeyin” dediklerinde ben “Kavga etmem, ablamdır” dedim. Şu kadarını söyleyeyim: Aldığımız her oyun CHP değil, Türkiye İttifakı oyu olduğunun farkındayım. CHP’yi Türkiye İttifakı’nın partisi olarak tutmaya ve bu ittifakı büyütmeye ve güçlendirmeye devam edeceğiz. Siyasalların kurmadığı ittifakı sandıkta seçmenle kurmayı başardık. Bu çok önemli. Zira politikler siyasi hesap yaptılar. Meğer seçmen kendisini ve ülkesini düşündü. Bir de devletle millet ne zaman yarışırsa hep millet kazanır. CHP bazen yanlış tarafta durdu. Bu sefer devletle millet yarışırken, milletin tarafındaydık.

Karşımızda Anadolu Ajansı, TRT ve devletin bütün unsurları… Ama biz yalnızca millete güveniyoruz. Millet İttifakı bile ortadan kalktı. Biz millete güvendik. Bazen devlet – millet rekabetinde CHP devletin kurucu partisi olduğu için yanlış tarafta duruyor. Esas olarak CHP halkın partisi olduğu için doğru taraf, milletin tarafı. 

■ Ben şöyle bir yorumda bulundum: Parlamenter sistemde olsaydık iktidarın güven oyu kaybı yaşadığını değerlendirirdik. Ne dersiniz?

Ben erken seçim ve güvensizlik oyu telaffuzundan kaçıyorum. Nedeni de şu: Meydanlarda bir söz verdim. “AK Partili ve MHP’li seçmen; sizden iktidara sarı kart göstermenizi istiyorum” dedim. Oradan bana bağırdılar; “Kırmızı kart” diye. Ben de döndüm, dedim ki: “Kırmızı kart genel seçimde olur, bu bir yerel seçim.” İnsanlar hükümeti uyarmak istiyor. Seçimi kazandıktan sonra “Bu güvensizlik oyudur, erken seçime gir” dersem bana itimat eden AK Partili ve MHP’lilere haksızlık yapmış olurum.

Erken seçim talebiniz yok.

Erken seçim olacaksa buna tekrar halk karar verecek. Ben bir erken seçim daveti yapmıyorum. Erdoğan’ın telaşla “Dört yıl seçim yok demesi” bahsettiğiniz telaştan. Zira güvensizlik oyu olarak görüyorlar. Ben fırsatçılık yapacak değilim. Her an yapılacak seçime hazırız.

■ “Ama bunu talep edecek olan biz değiliz.”

Biz değiliz. Halkın kendisidir. Bana güvenip oy veren AK Parti ve MHP’li emekliler var. Onlar genel seçim olsaydı tahminen oy vermeyeceklerdi. Onlara şu teminatı verdim: Bu bir yerel seçim. “Yerel yönetici seçiyorsunuz ve iktidara yerelden istikrar kurun” dedim. Sonraki gün “Gördünüz mü bak, hükümet değişmeli” dersek o seçmeni kandırmış olurum. Dürüst davranmak lazım.

Bundan 10 ay önce altı parti yüzde 25 oy aldık. “Tek başına yüzde 38 benim oyum” dersek bu kibir olur. Bu davetimize uyan Türkiye İttifakı’nın oyu içinde AK Partilisi de var, MHP’lisi de var. DEM’lisi de var. Buradan bir fırsatçılık yapmayacağız ama önümüzdeki günlerde emekliler, atanmayan öğretmenler, emekli astsubaylar, staj mağdurları, çiftçiler ve öğrencilerle ilgili mitingler yapacağız. Sahadan çekilmeyeceğiz ve vatandaşın gerçek meseleleriyle mücadele edeceğiz.

Kimlik siyaseti, tansiyon siyaseti kaybetti dün.

GÖKHAN ZAN OLAYI

Haritaya baktınız. Sizi en çok sevindiren neresi oldu?

Şüphesiz Manisa. Manisa’da en son yüzde 29-30 almıştık. Dün yüzde 60’la kazandık. Manisa’da Selendi, Demirci ve Saruhanlı hariç tüm ilçeleri aldık. En çok Soma’ya seviniyorum. Her seçim millet Soma’ya söver, ben de Twitter’dan “Yapmayın etmeyin” diye yazardım. En mutlu olduğum yerler Artvin ve Marmaris. Anketlerde çok geride çıkmıştık. Son anda oralara miting koyduk. İki yerde “CHP’ye oy atmazsanız, AK Parti kazanacak” dedim. Eskişehir ve Balıkesir, başa taktığım iki yerdi. Eskişehir’de İYİ Partili aday AK Parti’ye geçti ve siyasi yankesiciliğe uğradı muhalefet. Ona itiraz ediyordum. Kaybetsek kabullenemezdim. Bir de Balıkesir… Orada alacaklıydık. Ama İYİ Parti çok güçlü aday çıkardı ve aday sert kampanya yaptı. Annesinin meskeninin balkonundan “Git öteki yerde demlen” diye bir pankart sarkıttı mitingimde. Ona içerlemiştim. Adıyaman’a acayip sevindim. Kütahya’nın gelmesine aşırı mutlu oldum.

■ Üzüldüğünüz yer…

Malatya’da Veli Ağbaba’nın emeklerine üzüldüm. Yüzde 18’lik partiye yüzde 38 oy aldırdı. Hak etmişti ama iktidar son anda konsolide oldu. Çok büyük bir iş başardı.

■ Hatay?

Hatay’da hala çekişiyoruz. Ümidimi kesmiş değilim.

■ Burada Gökhan Zan’ın aldığı 15 bin oy var.

Maalesef kendini de kentini de tüketti.

■ Kırklareli’yi kaybettiniz.

Kaybetmememiz gereken yeri kaybettik. Kazanmak için her şeyi yaptık ama eksiğimiz var demek ki. Ona bakmak lazım.

SOYER HAYAL KIRIKLIĞI

■ En büyük hayal kırıklığınız nedir?

Tunç Soyer’dir en büyük hayalkırıklığım. Çağırdım, anlattım. Cemil Tugay’ın ankette en yüksek oyu alan iki isimden biri olduğunu kendisi de gördü. Yurt dışı görev teklif ettim. Mutlu oldu. Akşam yemeğe çıktık birlikte. “Kıbrıs, Amerika ve Brüksel’deki temsilcilikle birlikte Pekin ve Moskova’da şube açalım. Yurt dışı bağlarda iyisiniz” dedim. “Onore oldum, çok sevindim” dedi. Gitti, birkaç gün sonra çok kötü açıklamalar yaptı. En büyük hayal kırıklığım… Kimseye küskün değilim ama İzmir’de kazanmamız için hiçbir şey yapmadı. İzmir’de tehlike çanlarının çaldığı günler oldu. İzmir’i değil, kendisini düşündü. O yüzden çok kızıyorum ona.

■ Şükrü Genç? 

Şükrü Bey’in yaşına veriyorum. Uyardık, keşke dinleseydi.

■ Bir de Soner Çetin var…

O terbiye hudutlarını aştığı için karşılık vermeyeceğim.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.