Seferi kaç km uzağa gidince sayılıyor, seferi nasıl olunur?

Dinen, bir seyahat için konutundan ayrılan kişi, yaşadığı ilçe yahut vilayetten çıktıktan sonra seferî kararına geçer. Seferi sayılmak için yerleşim yerinden ayrılıp 90 km ya da daha uzak bir yere gitmek üzere yola çıkmak gerekiyor. Seferi olunan durumlarda 4 rekatlık farz namazlar, 2 rekat kılınır. Sünnetlerin tamamı kılınır.

Seferi kaç km uzağa gidince sayılıyor, seferi nasıl olunur?
Yayınlama: 12.03.2024
A+
A-

Seferi, kişinin herhangi bir nedenle ikamet ettiği yerden kalkıp öbür bir yere gitmesi ya da gitmek için yola koyulması, Arapça’da sefer ya da müsaferet olarak isimlendirilmekte olup, bu şekilde yola çıkmış şahsa denir. Kimler seferi sayılır? benzeri sorular Ramazan ayının başlamasıyla merak edilmeye başlandı.

SEFERİLİK NEDİR?

Kişinin herhangi bir nedenle ikamet ettiği yerden kalkıp diğer bir yere gitmesi ya da gitmek için yola koyulması, Arapça’da sefer ya da müsaferet olarak isimlendirilmekte olup, bu şekilde yola çıkmış bireye de seferî ya da müsafir denilir. Seferînin mukabili mukimdir ve mukim bir yerde yerleşik bulunan, yolcu olmayan kişi manasındadır. Türkçemiz’de seferîlik ya da müsaferet yerine, çoğunlukla seyahat tabiri kullanılmaktadır. Fıkıh ve ilmihal kitaplarında seferîlik ya da seyahat kelamlık manasına yakın olmakla birlikte, ondan farklı olarak, belli bir mesafeye gitmek manasındadır. Yolcu olan kişiyi ilgilendiren kimi özel ruhsat kararları bulunduğu için seferin tarifinin ve mahiyetinin iyi belirlenmesi gerekir.

SEFERİ KAÇ KM?

Yaşamakta olduğu yerleşim yerinden ayrılıp, ziyaret vb. hedeflerle doksan kilometre ya da daha
uzak bir yere gitmek üzere yola çıkan ve gideceği bir yerleşim yerinde, Hanefi mezhebine göre on beş, Şâfiî mezhebine göre dört günden daha az kalmaya niyet eden kişi, dinen yolcu (seferî) sayılır

SEFERİLİĞİN BAŞLANGICI NASIL BELİRLENİR?

Dinen sefer sayılacak aradaki bir yere gitmek üzere yola çıkan kişi, yaşadığı yerleşim yerinin meskûn mahallinden çıkınca konuk kararında kabul edilir. Bu kimse seyahat karar ve ruhsatlarından yararlanmaya başlar (Merğînânî, el-Hidâye, II, 101). Buna göre, seyahate başlayıp kentin meskûn mahallinden çıkan kimse dört rekâtlı farz namazları iki rekât olarak kılar.

Günümüzde kentler genişlemiş, İstanbul örneğinde olduğu gibi, iki ucu arasındaki aralık neredeyse sefer arası olacak kadar uzamıştır. Bu nedenle İstanbul benzeri büyükşehirlerde yaşayan kimseler, seyahate kendi araçlarıyla çıktıklarında, ikamet ettikleri ilçenin belediye sonlarını geçtikleri andan itibaren seferî sayılırlar ve haklarında seferîlik kararları sabit olur. Seyahate otobüs, tren, uçak ve gemi benzeri genel vasıtalarla çıkılması halinde ise seferiliğin başlangıç noktası olarak otogar, gar, havalimanı ve limanlar esas alınabilir.

SEFERİ NAMAZI NASIL KILINIR, KAÇ REKATTIR?

Seferi olduğunuz durumlarda 4 rekatlık farz namazlar, 2 rekat kılınır. Sünnetlerin tamamı kılınır, müsait olunmazsa sünnetler terk edilebilir.

Seferi iken konuk olan imama, mukim olan (misafir olmayan) kişi uyduğunda, 4 rekatlı namazlarda imam 2 rekatı kıldırdıktan sonra sağına soluna selam verir. “Ben konuğum, mukim olanlar namazını tamamlasın” der. Mukim olanlar, imam ikinci selamı verince “Allâh-ü Ekber” diyerek kalkar, motamot imamın gerisindeymiş benzeri kıyamda, kıraat etmeden (okumadan), Fatiha Mühleti okuyacak kadar bekler. Rükû ve secdelerini yapar. İkinci rekata kalkar, tekrar Fatiha müddeti okuyacak kadar bekleyip rükû ve secdelerini yapar. Ettahiyyatü, Salli, Barik ve Rabbena dularını okur , selam vererek namazı bitirir.

Vatan-ı aslî, vatan-ı ikâmet ve vatan-ı süknâ ne demektir?

Dinen seferî sayılabilmenin iki temel ölçütü vardır. Bunlardan biri yer, başkası ise aradır.
Yolculuk konusu ile ilgili olarak bir kimsenin bulunduğu yer, ya “vatan-ı aslî” ya “vatan-ı ikâmet” yahut “vatan-ı süknâ”dır.

Vatan-ı aslî: Asıl yerleşim yeri demektir. Bir insanın doğup yaşadığı yer ya da çalışmak üzere yerleşip geçimini sağladığı, ev alıp çoluk çocuğu ile yerleştiği yerdir. Vatan-ı ikâmet: Yerleşmek amacı olmaksızın on beş günden fazla kalmak üzere bulunulan ve aslî vatanından en az doksan kilometre uzaklıktaki yerdir.

Vatan-ı süknâ: Bir kimsenin on beş günden az bir süre kalmak niyetiyle bulunduğu, aslî vatanından en az doksan kilometre uzaklıktaki yerdir. Bu kararlar Hanefî mezhebine nazarandır.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.