Kavuncu’dan Murat Kurum’a manidar ikram

İYİ Parti İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Buğra Kavuncu, AKP İBB Başkan Adayı Murat Kurum’a, AKP döneminde çıkarılan imar barışına ilişkin Resmi Gazete’deki bakanlık bildirimini çerçeveletip gönderdi.

Kavuncu’dan Murat Kurum’a manidar ikram
Yayınlama: 06.02.2024
A+
A-

İYİ Parti’nin İBB Başkan Adayı Buğra Kavuncu, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli sarsıntıların yıl dönümünde, AKP İBB Başkan Adayı Murat Kurum’a AK Parti döneminde çıkarılan imar barışına ilişkin olarak Resmi Gazete’de yayınlanan Şehircilik Bakanlığı Tebliği’ni çerçeveletip gönderdi.

“AYNI YANILGININ İÇİNE DÜŞMEZ”

Partililerle bugün Beylikdüzü’ndeki PTT şubesinde buluşan Kavuncu, şunları söyledi:

“Bugün 6 Şubat’ta yaşadığımız büyük sarsıntı felaketinin yıl dönümündeyiz. Bunu asrın felaketi değil, asrın ihmali olarak nitelendirmek ve unutturmamak lazım. Herkes zelzeleyle alakalı hislerini ve niyetlerini paylaşıyor. Biz de bugün bu mevzuya dikkat çekmek ve niçin asrın ihmali dediğimizi anlatmak için PTT önünde toplandık.

Çünkü birazdan periyodun iktidarına bir çerçeve göndereceğiz. İmar barışıyla çıkarılan aflar adeta vatandaşımızı kaçak yapılaşmaya teşvik etmekte ve bu da maalesef sarsıntı ülkesi olan Türkiye’de önemli bir riske yol açmaktadır. Milletimizin barınma ihtiyacı konusunda elbette ki devlet ve hükümet de destek olmalı.

Fakat bu muhtaçlığın karşılanması, kaçak yapıların imar affıyla korunması şeklinde olmamalı. O denli olduğu zaman da 2023 yılında gördüğümüz görüntüyle karşı karşıya kalıyoruz.

Dolayısıyla biz, Murat Kurum döneminde uygulanan bu kararı birazdan, artık SKM’ye mi, yoksa çalışma ofisine mi asar; kendisine göndereceğiz.

Bu oportünist hallerin, seçim vakti gündeme gelen bu uygulamaların milletin canına mal olduğunu hatırlar da aynı yanılgının içine düşmez.

“ASRIN İHMALİ ZİRA GEREKLİ KONTROLLER YAPILMADI”

53 binden fazla insanımızı kaybettik. Bugün bu kaybımızın ne olduğunu bile ifade etmekte zorlanan bir iktidarla ve İBB’ye aday olmuş ve bu kenti zelzeleden kurtaracağını iddia etmiş bir zihniyetle karşı karşıyayız.

Asrın ihmali zira gerekli kontroller yapılmadı, gerekli önlemler alınmadı. Sarsıntıdan sonra müdahalede maalesef gecikildi. Müdahalenin kendisinden çok, bu gerekli önlemlerin alınmaması 53 bin canımıza mal oldu. Devamında da bitmedi.

TBMM’de üç başka önerge verdim. Bunlardan bir adedindeki sorular şunlardı: Hatay’da konteynerlerde yaşayan bir vatandaşımız, gece tuvalete gitmek için öbür bir konteynere giderken düştü ve başına aldığı darbeyle yaralandı.

Ardından da hayatını kaybetti. Bu konteyner kentlerde yaşama koşulları çok zor. İnsanlar doğal muhtaçlıklarını karşılarken zorlanıyor.

Biz de sorduk, bu kentlerde gerekli önlemler alındı mı? İkinci kışını geçirmekte olan vatandaşlarımızın bu kaidelerde yaşayabilmesi için ne tedbirler alındı? Bu kentlerden ne zaman kurtulacak bu insanlar? Yanıt alabildik mi? Hayır.

“SORU ÖNERGESİ GÖNDERDİK, YANIT YOK”

Başka bir önergeyi de Milli Eğitim Bakanı’na gönderdik. Bölgede eğitim gören çok sayıda üniversite öğrencisi arkadaşımız var. Bunların eğitimleri ne olacak? 2023’ün eylül-ekim aylarında öğrencilerin eğitim hayatlarına devam edecekleri ifade edilmişti.

Ancak eylül ayında bu öğrencilerin uzaktan eğitimle devam edecekleri ifade edildi. Bu öğrenciler ne durumda, yurtlarda mı kalıyorlar? Bölgede okuyan öğrencilerin KYK kredileriyle ilgili düzenleme ne durumda? Tahmin edin ne oldu? Yanıt yok.

Adalet Bakanı’na da şunu sorduk: Ebrar Sitesi’nin müteahitiyle Hacı Ömer Apartmanı’nın müteahiti aynı. Bu kişi tutukluyken bir eksper raporu yayınlanıyor ve bu raporda tali sorumluluktan bahsediliyor, asli kusurluluk ifade edilmiyor. Böylelikle tutukluluk hali sona eriyor.

Hayatını kaybeden vatandaşlarımızın yakınlarının avukatları, bunu daha sonradan savcılıktan öğreniyor.

“İKİ KUTUPLU YAPININ İSTANBUL ZELZELESİNDE BİR ARAYA GELECEĞİNİ DÜŞÜNMEK SAFLIKTIR”

Yüzlerce çocuğumuz kayıp, yüzlerce. Bunların bir kısmı hastaneye girdiği kayıtlı ama nereye gittiklerine dair açıklama yok. Yani zelzelede kaybolan çocuklara dair de bir açıklama yok. Onun için biz buna asrın ihmali diyoruz.

Maalesef bu zihniyet epey asrın ihmali yaşanmaya devam edecek. İstanbul bir sarsıntı bölgesi. Maalesef burayla ilgili de çok önemli bir felaket bizi bekliyor. Son 25-30 yıldır yapılması gerekenler yapılmadığı için on binlerce konut ve milyonlarca insan sarsıntı riskiyle karşı karşıya.

Bunu bertaraf etmek için belediyenin ve hükümetin el ele verip süreci halletmesi lazım. Ama ne oluyor biliyor musunuz?

Ne merkezi hükümet ne belediye, bırakın kentsel dönüşümü; daha metroların isminin ne olacağı konusunda uzlaşamıyor. Bu kadar kolay bir hususta bir araya gelemeyen bu iki kutuplu yapının İstanbul zelzelesinde bir araya geleceğini düşünmek saflıktır.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.