TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan Can Atalay açıklaması

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye Personel Partisinden (TİP) Hatay milletvekili seçilen Gezi parkı davası mahkumu Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesiyle ilgili açıklamada bulundu.

TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan Can Atalay açıklaması
Yayınlama: 01.02.2024
A+
A-

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, resmi ziyaretler için gittiği Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) kapsayan Körfez cinsinin dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“Türkiye’de son devirde yükselen yabancı düşmanlığı dalgası olduğu ve bu bahiste diğer ülkelerden gelen şikayetler olup olmadığı” konusunda değerlendirmesi sorulan Kurtulmuş, Körfez çeşidi kapsamındaki görüşmelerinde ve özel sohbetlerde bu mevzuda bir şikayet almadığını söyledi.

Türk milletinin geleneğinde ırkçılık olmadığını lakin ara sıra birkaç provokatör çıkabildiğinin altını çizen Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geçtiğimiz yıl Arap ülkelerinden bir şahsa yapılan saldırı tamamen münferit bir ataktır. Birileri bunu artırmak istiyor. Bilhassa Filistin sorunu noktasında Türk kamuoyunun olağanüstü büyük bir hassaslık, birlik, beraberlik gösterdiği bir noktada ortaya çıkarılan, üretilmiş Müslüman, Arap düşmanlığının çok tehlikeli olduğunu görüyoruz. Ama bunun milletimizi asla bağlamadığını, milletimizin bu türlü bir hali olmadığını herkes biliyor. Şundan emin olun ki Türkiye’nin içerisinde Arap, İslam karşıtlığı yapanlarla İslam ülkelerinde Türk karşıtlığı yapanlar aynı odaklardır. Biz bu sineması çok gördük. 20 yılda koskoca Osmanlı cihan devletini ırkçılık üzerinden parçalamadılar mı? Aklımızı başımıza alacağız. Bu manada aziz milletimizin çok feraset sahibi olduğuna da inanıyorum. Bu türlü oyunlara gelmez, bu oyunlardan da bir sonuç çıkmaz.”

CAN ATALAY AÇIKLAMASI

Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesiyle ilgili Meclis Başkanı Kurtulmuş, Can Atalay sorunu ya da öteki bir husus üzerinden siyasi tartışmaların köpürtülerek bugüne kadar gelinmiş olmasını doğru bulmadığını söyledi.

Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni kapsayan Körfez çeşidinin aylar öncesinden planlandığını aktaran Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

*Biz burada, milletimizin verdiği yetkiyle TBMM ismine, milletimizi temsilen ülkeler arasında diplomatik ilişkileri arttırmak ve parlamenter diplomasinin imkanlarından istifade etmek için görüşmeler yaparken, bu türlü bir çalışmanın içerisindeyken, benim şahsımı da işin içerisinde katan, hatta bu ziyaretle Atalay’ın kararının okutulmasını bir şekilde ilişkilendiren kimi açıklamaları kategorik olarak reddettiğimi ifade etmek isterim.

*Bunlar haksız ve doğru olmayan yorumlardır. Bu ziyaretler aylar öncesinden planlanmıştır. Meclis Lideri’nin teamüller gereği Meclisi ne zaman yöneteceği muhakkaktır. Biz bu hafta Ankara’da olsaydık dahi kararı yeniden Sayın Bozdağ okutacaktı.

*Çünkü Meclisin çalışmalarında Genel Heyet yönetimi nöbetçi başkanvekili tarafından deruhte edilmektedir. Bundan Ötürü bu süreci, hele hele buradan doğacak siyasi tartışmaları sokakta halletmeye kalkmak doğru değildir.

“MECLİS TARAF OLMAMALI”

İki yargı kurumu arasındaki türel ihtilafın tarafının Meclis olmadığını başından beri söylediklerinin; bu süreçte Meclisin taraf olmaması için de özel bir itina gösterdiklerinin altını çizen Kurtulmuş, Meclisin ilk açıldığı gün yemin için Atalay’ın isminin okunduğunu, davet edildiğini fakat tutuklu olduğu için gelemediğini anımsattı. Atalay’ın özlük haklarının da verildiğini, danışmanlarının atandığını ve bütün partilerin ortak anlayışıyla TBMM İnsan Haklarını İnceleme Kuruluna seçildiğini aktaran Kurtulmuş, tüm süreç boyunca Meclisin halinin belirlendiğunu söyledi.

“HER BİRİNİN İŞLEVİ BELLİ”

TBMM’nin yerel mahkeme ismine karar verip Atalay’ın tutukluluk halini kaldırmak benzeri bir yetkisi olmadığını anlatan Kurtulmuş, şöyle konuştu:

*Mecliste birçok defa milletvekillerinin dokunulmazlığı kaldırıldı, milletvekillikleri düştü… Buna benzer olaylar defaatle tekrarlandı. Bu manada esas itibarıyla Meclisin üzerine düşen sorumluluk, Anayasa’da var olan bu mevzudaki çelişkileri ortadan kaldırmaktır.

*Yüksek yargı birbirleriyle çelişen, kararları farklılaşan kurumlar olmanın ötesine geçmelidir. Her birisinin işlevi belirlidir. Her birisinin görevi belirlidir. Hiçbir mahkeme devletin diğer kurumlarının üzerinde bir hak ve yetkiye sahip değildir.

*Dolayısıyla bütün bunların yeniden düzenlenmesi, örneğin; 153, 138. unsurların yeniden düzenlenmesi; 14. hususta devlete karşı işlenen kabahatleri belirleyen faaliyetlerin daha sarih, daha açık bir hale getirilmesi için kimi değişikliklerin yapılması gerekir. ‘Meseleyi şahsileştirmemek gerekir’ derken bu yahut gibi sorunları sistemik olarak çözmenin Meclisin görevi olduğunu hatırlatmak isterim.

“MUHATAP DERECE MAHKEMESİDİR”

TBMM Genel Kurulunda, Atalay hakkındaki mahkemenin gerekçeli kararının okutulması yerine bekletilmesine yönelik tenkitlere de değinen Kurtulmuş, “Kararın okutulmasında ivedi edilmeyerek hem ilgili milletvekiline hukuksal yolları tüketme, hem de yüksek mahkemelere ortalarındaki içtihat farklılıklarını hal yoluna koyma imkanı verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin bu kararlarını hukuksal açıdan denetleme durumunda olmadığımız benzeri icrası pozisyonunda da bulunmuyoruz. Muhatap derece mahkemesidir.” dedi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.