Türkiye şehitlerine ağlıyor. Irak’ın kuzeyinde iki günde 12 asker şehit oldu. Anneler, babalar, eşler, çocuklar şehitlerin gerisinden gözyaşı dökerken cenaze merasimlerinde ortaya çıkan iktidar destekçileri muhalefeti hedef gösterip siyasi isimleri hedef alıyor. Yakın geçmişte yaşananlar çabuk unutulmuşa benziyor…
Türkiye haftasonu 12 evladını teröre şehit verdi. PKK’lı hainlerin Kuzey Irak’ta peş peşe yaptığı akınlarda hayatını kaybeden evlatlarımız dün son seyahatlerine uğurlandı. Yeniden ocaklara yas, gözlere yaş düştü. Pek çok vilayetteki cenaze merasimlerinde teröre lanet yağdı. Ama birtakım iktidar mensupları ve taraftarları, 12 askerin şehit olması sonrasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel başta olmak üzere muhalefete tepki gösterdi.
Açılım süreci, Megri Megri telaffuzları, Dolmabahçe mutabakatı, Andımız ve T.C’yi kaldırma, İmralı’daki Apo’ya arkadaş gönderme, Kandil’den canlı yayın, Kışla’dan bayrak indirme ve Akil Adamlar günlerini çabuk unutan iktidar mensupları ve taraftarlarının hafızalarını tazeleyelim…
İşte gün gün yaşananlar:
31 Temmuz 2009: İçişleri Bakanı Beşir Atalay Kürt Açılımı kapsamında yapılan temasları basına açıkladı. “Bir aylık süre zarfında yaptığım görüşme ve toplantılar süreç açısından son derece olumlu olmuştur” dedi.

HABUR REZALETİ
5 Ağustos 2009: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kürt açılımı ile ilgili DTP lideri Ahmet Türk’le bir araya geldi.
28 Ağustos 2009: Economist mecmuası süreçle ilgili “Kürt açılımı cüret verici” başlıklı bir tahlil yayınladı.
19 Ekim 2009: Abdullah Öcalan’ın davetiyle 34 PKK üyesi Habur Sınır Kapısı’ndan girip teslim oldu. Gelenleri karşılamak üzere Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde yaklaşık 50 bin kişi toplandı.
CHP’DEN ZIMNÎ GÖRÜŞME TEPKİSİ
15 Kasım 2009: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Milli birlik ve kardeşlik projemiz bir maksattır. Demokratik açılım süreciyle bu hedefe ulaşacağız.” dedi.
18 Şubat 2010: CHP, Beşir Atalay hakkındaki gensoru önergesini TBMM’ye sundu. Önergede, “Hukuk devletlerinde bakanlar, terör örgütünü muhatap alan zımnî görüşmeler yapamazlar” denildi.
21 Şubat 2010: Başbakan Erdoğan, demokratik açılımı ve tahlil sürecini anlatmak ve destek toplamak için 62 sanatçı ile bir araya gelip “Açılıma omuz verin” dedi.
25 Şubat 2010: CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, “Devlet Habur’da teröristlerin ayağına götürülmüştür. AKP, Habur’da teröre teslim olmuştur” dedi.
27 Mart 2010: MHP lideri Devlet Bahçeli “Açılım tuzağına düşmeyin” dedi.
OSLO GÖRÜŞMELERİ
13 Eylül 2011: MİT yetkililerinin, PKK’lılar ile Oslo’da yaptığı bir görüşmeye ait olduğu iddia edilen bir ses kaydı internette yayınlandı. Yayınanlanan ses kaydında Hakan Fidan, hem Öcalan’la hem PKK’lılarla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla ve “özel temsilcisi” sıfatıyla görüştüğünü ifade ediyordu. Ses kaydının MİT Müsteşarı Hakan Fidan, MİT Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş, KCK üyesi Mustafa Karasu, PKK üyesi Sabri Ok, Kongra-Gel Başkan Yardımcısı Zübeyir Aydar ve koordinatör ülke temsilcileri arasında geçtiği iddia edildi.
HAKAN FİDAN TABİRE ÇAĞRILDI
26 Eylül 2011: Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk, yeni bir başlangıç yapılması gerektiğini ifade ederek, bunun yolunun da Öcalan ile müzakerelerin yeniden başlatılmasından geçtiğini açıkladı.
7 Şubat 2012: MİT Müsteşarı Hakan Fidan, eski Müsteşar Emre Taner ve eski Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli sıfatıyla tabire çağrıldı.
9 Şubat 2012: Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Hakan Fidan’ın tabire çağrılmasıyla ilgili olarak “Herhangi bir suç yok yapılan görev var” dedi. İstanbul Emniyeti’nde iki şube müdürü görevden alındı.

10 Şubat 2012: MİT Müsteşarı Hakan Fidan ifade vermeye gitmeyerek, Abdullah Gül ile görüşmek üzere Çankaya Köşkü’ne çıktı.
11 Şubat 2012: KCK soruşturması kapsamında tabire çağırılan fakat gitmeyen eski müsteşar Emre Taner ve eski müsteşar yardımcısı Afet Güneş ve 2 MİT vazifelisi ile ilgili yakalama kararı çıkarıldı. MİT görevlilerini tabire çağıran Savcı Sadrettin Sarıkaya soruşturmadan alındı.
17 Şubat 2012: MİT Kanunu TBMM’de değiştirilerek Cumhurbaşkanı’nın onayıyla resmi gazetede yayınlandı. Fidan’ın ve diğer MİT mensuplarının vazifeleri kapsamındaki hususlarla ilgili ifade vermesi Başbakanlık müsaadesine bağlandı. MİT mensupları ifade vermeye gitmedi. Kamuoyunda bu süreç FETÖ-AKP çatışmasının başlangıç noktası olarak da kabul edildi.

ERDOĞAN’IN OSLO SERZENİŞİ
24 Eylül 2012: KCK Yürütme Kurulu üyesi Zübeyir Aydar, sürecin tıkanmasından hükümeti sorumlu tutarken, görüşmelerin yeniden başlamasını istediklerini açıkladı. Aydar Oslo sürecinin en süratli yürüdüğü devrin 2009 yılı olduğunu belirtti.
26 Eylül 2012: Başbakan Erdoğan Oslo görüşmelerinin tahlile yönelik olarak yapıldığını, daha sonrasında samimiyetsizlik ve PKK tarafından bilgilerin servis edilmesi nedeniyle bu görüşmelere son verdiklerini söyledi.
MİT ÖCALAN İLE GÖRÜŞÜYOR
28 Aralık 2012: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Milli İstihbarat Teşkilatı’nın Kürt meselesine tahlil bulmak için Abdullah Öcalan’a ziyaretlerde bulunduğunu duyurdu.
3 Ocak 2013: Ahmet Türk ve BDP milletvekili Ayla Akat Cet İmralı’ya giderek Abdullah Öcalan ile görüştü.

FETÖ ELEBAŞINDAN DESTEK
8 Ocak 2013: Fethullah Gülen “sulh için milli onur, milli gurur ayaklar altına alınmamak kaydıyla, o mefkureye hürmet devam ettiği surece bence el de öpülebilir, etek de öpülebilir. Heyet-i İslamiye, heyet-i ulusala arasında huzurun temini ismine katlanılabilecek her şeye katlanmak lazım. Hayır sulhtadır, sulh çoğu zaman hayırlıdır” açıklaması ile sürece destek verdi.
15 Şubat 2013: Erdoğan, MİT ile Öcalan arasındaki görüşmelerin “İmralı Süreci” yerine “Çözüm Süreci” olarak isimlendirilmesinin daha doğru olacağını açıkladı.
İMRALI ZABITLARI
23 Şubat 2013: BDP Grup Başkanı Pervin Buldan, İstanbul milletvekili Sırrı Süreyya Başkan ve Diyarbakır milletvekili Altan Tan İmralı Adası’na gidip Öcalan ile görüştü. Adalet Bakanlığı’nın özel müsaadesiyle adaya giden delege PKK lideri Öcalan’ın barış için önerdiği yol haritasını kendisinden dinledi. Öcalan, BDP heyetiyle Kandil’e, PKK’nın Avrupa ayağına ve kamuoyuna bir mektup gönderdi.

28 Şubat 2013: Milliyet Gazetesi BDP heyeti ve Abdullah Öcalan arasında geçen görüşmenin ayrıntılarını “İmralı Zabıtları” başlığıyla Namık Durukan imzalı bir haberle kamuoyuna açıkladı. Tutanaklarda Öcalan’ın BDP heyetine “Ne ev hapsi, ne de af. Bunlara gerek kalmayacak. Hepimiz özgür olacağız. Başarılı olursam ne KCK tutuklusu kalır, ne de diğeri. Bu olmazsa 50 bin şahısla halk savaşı olacak. Yalnız herkes bilmeli ki, ne eskisi benzeri yaşayacağız, ne de eskisi benzeri savaşacağız.” dediği ifade edildi.
ÖCALAN’IN MEKTUBU OKUNDU
18 Mart 2013: BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve milletvekilleri Pervin Buldan ile Sırrı Süreyya Lider, Abdullah Öcalan ile İmralı’da görüştü.
21 Mart 2013: Hükümet ile aylarca süren görüşmelerin akabinde Abdullah Öcalan’ın mektubu hem Türkçe hem de Kürtçe olarak Nevruz kutlamaları çerçevesinde Diyarbakır’da okundu. Mektup PKK’nın silahlı güçlerini Türkiye topraklarından çekmesinin ve ateşkesin başlangıcı oldu.
29 Mart 2013: Erdoğan, Türkiye topraklarını terk eden PKK üyelerinin herhangi bir çatışma yaşanmaması için huduttan geçerken silahları bırakmaları gerektiğini söyledi.
3 Nisan 2013: Hükümet tahlil sürecini halk nezdinde tanıtmak ve teşvik etmek için “Akil İnsanlar” ismi verilen bir komisyon kurdu.

PKK ÇEKİLDİ
4 Nisan 2013: CHP ve MHP tahlil süreci için mecliste kurulacak komisyona üye vermeyeceklerini ve bu kurulda herhangi bir görev almayacaklarını duyurdu. Erdoğan ilk defa Akil İnsanlar Heyeti ile toplandı ve tahlil sürecini halka anlatmaları ve teşvik etmeleri için kendilerinden yardım istedi.
20 Nisan 2013: Sırrı Süreyya Başkan PKK’nın geri çekilmesinin 8 ila 10 gün içerisinde başlayacağını duyurdu.
25 Nisan 2013: PKK 8 Mayıs’ta Türkiye topraklarındaki bütün silahlı güçlerini Irak’a çekeceğini duyurdu.

8 Mayıs 2013: PKK üyeleri Türkiye topraklarını terk etmeye başladı. Tahlil süreciyle ilgili olarak kurulan meclis kurulu ilk defa toplanarak kamuoyunu süreçle ilgili daha çok aydınlatacaklarını bildirdi.
9 Mayıs 2013: Akil Adamlar Heyeti Erdoğan’a ilk raporunu sundu ve süreçle ilgili görüşlerini paylaştı.
19 Haziran 2013: Terörist Murat Karayılan “devletin süreci sabote ettiğini bu yüzden sürece dair önemli korkularının oluştuğunu” söyledi.
2 Temmuz 2013: Tahlil süreciyle ilgili görüşmelerin başladığı tarihten sonra ilk defa Diyarbakır Lice’de bir gösterici hayatını kaybetti. Bu durum basında “Çözüm sürecinde güven bunalımı” şeklinde yorumlandı.
25 Eylül 2013: Terörist Cemil Bayık hükümetin Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmelerin diyalog kademesinden müzakere etabına geçmemesi durumunda ve hükümetin adım atmaması durumunda süreci bitireceklerini açıkladı.

ANDIMIZ KALDIRILDI
1 Ekim 2013: Başbakan Erdoğan, demokratikleşme paketini açıkladı. Pakette tahlil süreciyle ilgili farklı lisanda eğitim, seçim barajında değişiklik, eski köy isimlerinin verilmesi, öğrenci andının kaldırılması, “x, w, q” harflerinin kullanılabilmesi benzeri yenilikler olduğu belirtildi.
BARZANİ: ÖCALAN SERBEST KALIR
17 Aralık 2013: Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine Türkçe ile birlikte Kürtçe “Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi” yazılı yeni bir tabela eklendi.
14 Nisan 2014: Mesut Barzani, tahlil sürecinin sonuca ulaşması halinde Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılacağını iddia etti.
MİT KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİK
26 Nisan 2014: MİT Kanunu’nda, kamuoyunda tahlil sürecinde görev alan MİT görevlilerini yasal garanti altına almak için çıkarıldığı söylenen değişiklikler yapıldı. Bununla kanuna, “MİT mensupları misyonlarını yerine getirirken ceza ve infaz kurumlarındaki tutuklu ve mahkumlarla evvelden bilgi vermek suretiyle görüşebilir, görüşmeler yaptırabilir, vazifesinin gereği terör örgütleri dâhil olmak üzere ulusal güvenliği tehdit eden bütün yapılarla irtibat kurabilir” kararı eklendi.

TÜRK BAYRAĞI İNDİRİLDİ
7 Haziran 2014: Başbakan Başdanışmanı Yalçın Akdoğan, Abdullah Öcalan’ın tahlil sürecini diğer Kürt aktörlerden daha iyi değerlendirdiğini savundu.
9 Haziran 2014: Diyarbakır Lice’de gösteri yapan bir grup, 2. Hava Kuvveti Komutanlığı’nın arka kapısının olduğu bölgedeki duvardan atlayarak kışla içinde direkteki Türk bayrağını indirdi.
1 Temmuz 2014: KCK davasında 30 kişi tahliye edildi.
8 Temmuz 2014: HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, barışın sağlanması için Öcalan dahil siyasi mahkumların bırakılması, TMK’nın lağvedilmesi ve anadilde eğitimin önünün ivedilikle açılması gerektiğini söyledi.
20 Ağustos 2014: MİT Müsteşarı Hakan Fidan İmralı’ya giderek Abdullah Öcalan ile görüştü.
20 Ağustos 2014: Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, görüşmelerin artık genişlemesi ve Avrupa ile Kandil’e uzanmasını arzu ettiklerini söyledi.

KANDİL İLE DİREKT GÖRÜŞÜLMESİNİ ARZU EDİYORUM
22 Ağustos 2014: Erdoğan’ın danışmanı Yalçın Akdoğan sürecin sahibinin Beşir Atalay olduğunu ve istediği örgüt ve şahısla görüşebileceğini açıkladı.
23 Ağustos 2014: Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın “Kandil’le direkt görüşülmesini arzu ediyorum” açıklamasına terörist Cemil Bayık “Biz çoğu zaman açığız. Bu basın olabilir, heyetler, uluslararası kurumlar olabilir” şeklinde karşılık verdi.
27 Ağustos 2014: Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı görevi müddetince de tahlil süreciyle yakından ilgileneceğinin altını çizdi.
KOBANİ OLAYLARI
6 Ekim 2014: Abdullah Öcalan tahlil sürecinde yeni adımlar atılması için hükümete 15 Ekim 2014’e kadar süre verdi.
7 Ekim 2014: HDP, IŞİD tarafından kuşatılan Suriye’deki Kürt kenti Kobanê için “Kobani’nin düşmesi durumunda tahlil süreceğinin biteceğini” belirtti.
8-9-10 Ekim 2014: Yurt genelinde IŞİD ve Kobani protestoları sonucunda 40 kişi hayatını kaybetti. Bingöl Kent Emniyet Müdürü’ne yönelik silahlı taarruzda, Emniyet Müdür Yardımcısı ve bir başkomiser öldürüldü. Yurt genelinde 112 kişi tutuklandı. Abdullah Öcalan Kobani ile tahlil sürecinin ayrılmaz bir bütün olduğunu söyledi.
5 Kasım 2014: HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, tahlil sürecinin Öcalan yahut hükümet ‘bitti’ demedikçe devam edeceğini söyledi.
17 Kasım 2014: Tahlil sürecinde 6-8 Ekim olayları nedeniyle askıya alınan görüşmeler, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile HDP heyetinin yaptığı görüşmeyle yeniden başladı. Öcalan’ın daha önce yanına verilen 5 mahkumun değiştirilmesi, sekreterya heyetinin genişlemesi ve gözlemci heyetinin oluşturulması için hazırlık yapıldığı kamuoyuna yansıdı. HDP heyeti sekreterlik fonksiyonu yapacak 5 mahkumun ismini hükümete verdi. Müzakere heyetine Hatip Dicle ile Ceylan Bağrıyanık da dahil edildi.

29 Kasım 2014: Sırrı Süreyya Lider, Pervin Buldan, İdris Baluken ve Hatip Dicle’den oluşan heyet İmralı’da Öcalan’la görüştü. 4 başlıktan oluşan Müzakere Süreci Taslağının ana çizgilerinin belli olduği açıklandı. Öcalan en fazla 4-5 ay içinde tüm Ortadoğu’nun geleceğini belirleyecek büyük demokratik tahlilin sağlanabileceğini söyledi. Öcalan ayrıyeten, bu kararlılığın gösterilmemesi durumunda kaosun derinleşeceği ve darbe teşebbüsünün sonuç alabileceği ikazını yaptı.
28 Şubat 2015: HDP Heyeti ile hükümetin Dolmabahçe Başbakanlık ofisinde yaptığı görüşmenin akabinde 10 maddelik deklerasyon paylaşıldı. Öcalan’ın PKK’yi bahar aylarında silah bırakma için kongreye davet ettiği bildirildi.
28 Şubat 2015: Başbakan Ahmet Davutoğlu Tahlil Süreci’nin yeni bir etaba girmiş bulunduğunu, silah lisanının sona ererek demokratik yaşama geçileceğini söyledi.
1 Mart 2015: KCK Eş Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Öcalan tarafından yapılan silah bırakma daveti tarihi bir adım olarak nitelendirilerek hükümet üzerine düşeni yaptığı takdirde sorumluluklarını yerine getirecekleri dile getirildi.
1 Mart 2015: ABD Dışişleri Bakanlığı, Öcalan tarafından yapılan silah bırakma davetini memnuniyetle karşıladığını belirtti.
ERDOĞAN: ÖCALAN’IN DAVETİ ÖNEMLİ
11 Mart 2015: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Öcalan’ın silah bırakma davetinin güven ve barışın, istikrarın tesisi için çok önemli olduğunu söyledi ve bu vaatlerin kelamda kalmayarak uygulamaya geçirilmesi temennisinde bulundu.
18 Mart 2015: Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Tahlil Süreci’ne ilişkin izleme heyetinde yer alan isimlerin belirlenmesi ile ilgili olarak açıklama yapılmadan ortaya atılan argümanlara prestij edilmemesini söyledi.

20 Mart 2015: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzleme Heyeti’nden haberinin olmadığını ve bu olaya olumlu bakmadığını açıkladı.
21 Mart 2015: Öcalan Diyarbakır’da okunan Newroz bildirisinde silahlı mücadeleyi bırakmak ismine PKK’ye kongreyi toplama davetinde bulundu. Kongrenin toplanmasını milletvekilleri ve İzleme Heyeti’nden oluşacak bir “Hakikat ve Yüzleşme Komisyonu’nun kurulması kaidesine bağladı.
22 Mart 2015: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe toplantısını doğru bulmadığını açıkladı.
7 Haziran 2015: HDP yüzde 13,02 oy alarak mecliste 80 milletvekilliği elde etti. AKP 13 yıllık tek parti iktidarından sonra tek başına hükümet kurma çoğunluğunu kaybetti. Seçimin yenileneceği 3 Kasım 2015 tarihine kadar gerçekleşen terör olayları ve patlamalarda çok sayıda sivil vatandaş, polis ve asker hayatını yitirdi.