Narin Güran cinayetinde 15 yaşındaki çocuk R. A.’dan dikkat çeken ifade

Diyarbakır’da kaybolduktan 19 gün sonra cansız vücuduna ulaşılan 8 yaşındaki Narin Güran’ı arama çalışmalarının “asılsız ihbarlarla ve yanlış sözlerle sekteye uğratılmaya çalışıldığı” sulh ceza hakimliğinin tutuklama münasebetinde kayıtlara geçti. Öte yandan Salim Güran’ın emekçisi olduğu öğrenilen 15 yaşındaki suça sürüklenen çocuk R.A’nın sözleri dikkat çekti.

Narin Güran cinayetinde 15 yaşındaki çocuk R. A.’dan dikkat çeken ifade
Yayınlama: 15.09.2024
A+
A-

Diyarbakır’ın Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan ve 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde cansız vücudu bulunan Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sürüyor. 

Soruşturma kapsamında tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen ve adli denetim kaidesiyle serbest kaldıktan sonra savcılığın talebi üzerine yeniden gözaltına alınan R.A. çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. 

R. A.’NIN SAVCILIK İFADESİ

Narin Güran’ın tutuklu amcası Salim Güran’ın çalışanı olduğu öğrenilen 15 yaşındaki suça sürüklenen çocuk R.A, savcılıktaki ifadesinde, olay günü sabah 05.00-06.00 benzeri uyandığını, o gün sondajın başında uyuduğunu, aşağı tarlanın akabinde yukarı tarlanın da suyunu değiştirdiklerini, Salim Güran’ın yukarı tarlaya geldiğini belirtti. 

“EVE GİDİP ÜSTÜMÜ DEĞİŞTİRECEĞİM DEDİ”

Sondajın başında kahvaltı yaptıklarını, Salim Güran’ın 1,5-2 saat yanlarında kaldığını, Güran’ın saat kaçta yanlarından ayrıldığını hatırlamadığını savunan R.A, şöyle devam etti: 

*Babam 13.00 sıralarında diğer tarlalarda çalışan personelleri almaya gitti. Sonra saat 14.00-15.00 sıralarında muhtar (Salim Güran) tekrar yanıma geldi ve babamın nerede olduğunu sordu. Ben de ‘İşçileri almaya gitti’ dedim. Yanımda babamı arayıp ‘Neredesin?’ diye sordu.

*Saat kaçta aradığını hatırlamıyorum. Babam da, ‘İşçileri dağıtıyordum’ dedi. Bu görüşmeden sonra muhtar yanımda oturdu. Birkaç dakika sonra muhtar tekrardan babamı aradı ve yeniden ‘Neredesin?’ diye sordu.

*Babam da ‘Köyde yemek yiyorum’ dedi. Bu sırada muhtarla çay içiyorduk. 16.00-16.30 sıralarında babam da geldi, bizimle çay içmeye başladı. Babam aşağı tarlaya 16.00-16.30 sıralarında gitti.

*Ben muhtar ile yukarı tarlada kaldım. Ben bulaşıkları yıkıyordum. 5-10 dakika muhtar burada oturduktan sonra bana ‘Ben eve gidip üstümü değiştirip geleceğim.’ dedi. 

*Muhtar yanımdan ayrılmasından sonra ben de suyu değiştirmeye gittim. Muhtar saatini hatırlamadığım zaman diliminde yanımdan ayrılmıştı. 5-10 dakika içinde ben suyu değiştirene kadar muhtar tekrardan sondajın başına gelmişti.

“TARLADAN AYRILMADIK”

*Bir süre sonra babam da aşağı tarla suyunu değiştirip geldi. Akşam yemeğini hazırlayıp yedik. Muhtar hiç yanımızdan gitmedi, hep birlikte oturduk. Yalnızca 5-10 dakikalığına muhtar üzerini değiştirip gelmişti.

*Muhtar akşam yemeğinden sonra bizimle otururken telefonu çaldı. Telefon görüşmesinde muhtara Narin Güran’ın kaybolduğu bildirildi. Bu şekilde Narin’in kaybolduğunu öğrendik. Salim Güran üstünü değiştirmek dışında saat 14.00’ten sonra yanımdan ayrılmadı. Tarladan da ayrılmadık.

“SÖYLEYECEK BİR ŞEYİM YOK”

Savcılıkta, tutuklu amca Salim Güran’ın olay günü öğlenden sonraya ilişkin “R.A ile kanal bölgesine geldik. Kayınbabama ait çiftliğe gittik, bu çiftlikte pislikler kanala akıtılıyor, bu sebeple fıskiyeler tıkanıyor, M. de oradaydı, çiftlikte bize kazma kürek getirdiler, saati hatırlamıyorum, M. ile birlikte kazdık, hanımı bize çay getirdi, hayli burada kaldık, kazma kürek ile hat açtık, çayımızı içtikten sonra R.A. ile tekrardan tarlaya döndük.” beyanı hatırlatılarak, “Salim Güran ile sizin sözünüz arasındaki çelişkiye ilişkin beyanınız nedir?” sorulması üzeri R.A, “Bu çelişkiye ilişkin söyleyecek bir şeyim yoktur.” dedi. 

“HİÇBİR ŞEY HATIRLAMIYORUM”

Salim Güran ile 21 Ağustos’ta saat 08.33, 15.52, 18.37, 18.51, 18.52, 18.54’te yaptığı görüşmelerin içeriğinin sorulması üzerine R.A, hiçbir konuşmayı hatırlamadığını iddia etti. 

Tutuklu amcanın eşinin ifadesinde “Salim ile 14.30’da eve geldiklerini, meskenlerinde bir arada yemek yediklerini, Salim’in bir süre konutlarında dinlendiğini, bir süre sonra konuttan ayrıldığını” söylediği, Salim Güran’ın da “evden sonra H.G’nin evine gittiğini, sonra sondajın oradaki tarlaya geçtiğini” anlattığı hatırlatılan R.A, “Bu çelişkilere diyecek bir şeyim yoktur.” sözünü kullandı. 

CEP TELEFONLARININ İMAJ ÇALIŞMASI 

R.A’ya savcılıkta, “Cep telefonlarında yapılan imaj çalışmasında Salim ile aralarında yapılan görüşmede Salim’in ‘O sondaki köşede bir şeyin düşmüş ha, sana ait bir şey sondaki yamaçta, yamacın köşesi taş’ şeklinde bildirisine karşılık sizin ise ‘eeee’ diye karşılık verdiğiniz, Salim’in de, ‘Biri yerde’ şeklinde yanıt verdiği, sizin de tekrar, ‘tamam şimdi bende değil/tamam daha ölmemiş’ diye karşılık verdiğiniz bu konuşmaya ilişkin diyecekleriniz nelerdir?” sorusu da yöneltildi. R.A, soruya “Valla ben bu türlü bir şey hatırlamıyorum.” cevabını verdi. 

Salim Güran’ın pamuk tarlasındaki kurtlanmayla ilgili M.Ş.G. ile görüştüğünü, tarlaya gittiğini beyan ettiğinin anımsatılması, kendisinin ise tarladan ayrılmadıklarını söylemesiyle ortaya çıkan çelişkinin sorulması üzerine R.A, “Hatırladığım pamuk kurtlanması olayı olay günü gerçekleşmemişti.” dedi. 

ÇELİŞKİLİ SÖZLERE “DİYECEK BİR ŞEYİM YOK” CEVABINI VERDİ

Salim Güran’ın, “R.A’nın kız kardeşlerini tarladan köylerine götürdüğü” tarafındaki sözüne ilişkin soruya karşılık da R.A, “21 Ağustos 2024 tarihinden 1 ya da 2 gün önce kız kardeşlerim tarlaya gelmişlerdi. Onları Salim arabası ile köye götürmüştü fakat olay günü kardeşlerim tarlaya gelmemiştir.” tabirini kullandı. 

R.A, savcılıktaki sorgusunda, soruşturma kapsamında tutuklu olan Nevzat Bahtiyar’ı tanımadığını, o köyde yalnızca muhtarı tanıdığını belirtti. 

Nevzat Bahtiyar’ın sözleri de sorulan R.A, “Bu konuda diyecek hiçbir şeyim yoktur. Bahis ile ilgili bilgim yoktur.” dedi. 

“Tüm bu çelişkiler ışığında neden Salim Güran isimli kişiyi muhafazaya çalıştığı”na ilişkin soru yöneltilmesi üzerine de R.A, “Ben Salim’i korumuyorum, Salim saat 14.00’ten sonra kıyafet değiştirmek için gitmesi dışında yanımdan ayrılmadı. Beyanım bundan ibarettir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, hatasızım.” beyanında bulundu. 

KARARDA NARİN’İ ARAMA ÇALIŞMALARINA İLİŞKİN AYRINTILAR YER ALDI 

R.A. sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğindeki ifadesinde de savcılıktaki beyanlarını tekrar etti. 

Salim Güran’ın olay günü tarlada olduğu saatlerle alakalı beyanlarının belgedeki hiçbir kanıtla tam olarak örtüşmediği konusunun hatırlatılması üzerine R.A, “Salim Güran belirttiğim saatlerde tarlada benim yanımdaydı, hatırladığım kadarıyla sabah 08.00’den itibaren 1-1,5 saat yanımızdaydı, daha sonra yanımızdan ayrıldı, 14.00-14.30 arası geldi, ondan sonra yanımızda Narin’in kaybolduğu haberini alana kadar kaldı, bu sürede bir defa üstünü değiştirmek için yanımızdan ayrıldı.” dedi. 

Tutuklulardan Birsen Güran’ın 12 Eylül 2024 tarihli beyanlarının hatırlatılması üzerine R.A, “Kimse sözlerimi ne şekilde vereceğim konusunda bana baskı yapmadı. Beni kimse tehdit etmiyor, Salim Güran’dan korkacağım herhangi bir durum yoktur.” diye konuştu. 

Hakimlik, R.A’nın tutuklanma münasebetinde şu tabirlere yer verdi: 

*Suça sürüklenen çocuk R.A’nın üzerine atılı ‘Çocuğu Taammüden Öldürmek’ suçunu işlediğine dair, 21 Ağustos 2024 günü kaybolan maktul Narin Güran’ı bulmak için gerçekleştirilen arama kurtarma çalışmalarının bir kısım şahısların hedef saptırma amaçlı yapay ihbarlarıyla ve dikkat dağıtıcı aksiyonlarıyla akamete uğratılmaya çalışıldığı,

*Buna göre belgedeki JASAT tutanağına göre, ‘Suriyelilerin kaldığı çadıra yakın bir pozisyonda terlik bulunduğu’ iddia edilerek jandarma çalışanının bu kısma yönlendirilmeye çalışıldığı, köyde yangın çıkarıldığı, arama kurtarma çalışmaları esnasında olağan dışı elektrik kesintilerinin yaşandığı, iki şahsın bir kız çocuğunu köyün üst tarafına götürdüğü formundaki ihbarda bulunulduğu, yanlış sözlerle güvenlik ünitelerinin yanlış yönlendirildiği, bu benzeri hareketlerle jandarma işçisinin Eğertutmaz Deresi’nden uzaklaştırılmaya çalışıldığı,

*Bu aksiyonların bir kısmının Güran ailesinin kimi üyeleri tarafından yapıldığı, Diyarbakır 4. Sulh Ceza Hakimliği’nin 13 Eylül 2024 tarihli kararıyla bir kısım şüphelilerin tutuklanmasına karar verildiği, R.A’nın şüpheli Salim Güran’ın tarlada olduğu saatlerle alakalı beyanlarının belgedeki HTS kayıtlarıyla, diğer şüpheli beyanlarıyla ve dahi şüpheli Salim Güran’ın kendi beyanlarıyla çeliştiği,

*Soruşturmanın şimdi tamamlanmadığı, taraflar üzerinde baskı kurulma ihtimalinin eldeki dosya bakımından somut olarak varlığı ve evraktaki diğer tüm evraklar birlikte değerlendirildiğinde, Avrupa İnsan Hakları Kontratının 5. unsurunda öngörülen geçerli kuşku sebeplerinin, 1982 Anayasası’nın 19. hususunda belirtilen kuvvetli belirtinin ve CMK’nın 100/1 hususunda öngörülen kuvvetli suç kuşkusunu gösterir somut kanıtların mevcut olduğu,

*Müsnet suç için kanunda öngörülen cezanın alt ve üst sonu, müsnet suçun CMK 100/3 hususunda belirtilen katalog kabahatlerden oluşu, meczupların tamamen toplanmamış olması, verilmesi beklenen cezaya göre R.A’nın kaçma ihtimalinin kuvvetle mümkün olduğuna dair kanaat ve tutuklama önleminin ölçülü olması, bu safhada adli denetim uygulamasının yetersiz kalacağı anlaşıldığından R.A’nın CMK 100 ve devamı hususları mucibince tutuklanmasına karar verildi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.