Türkiye’de 462 metrelik mağara: İki ili birbirine bağlıyor

Eskişehir’de bulunan Beyyayla Düden Mağarası, 462 metrelik uzunluğu ve içinden geçen Düdensuyu Deresi ile dikkat çekiyor. Bir ucundan girilip diğer ucundan çıkılabilen doğal oluşum, hem tarihi geçmişi hem de eşsiz yapısıyla bölgenin en ilgi çekici noktaları arasında yer alıyor.

Türkiye’de 462 metrelik mağara: İki ili birbirine bağlıyor
Yayınlama: 14.05.2026
A+
A-

Eskişehir’in Sarıcakaya ilçesinde bulunan Beyyayla Düden Mağarası, doğal yapısı ve tarihi geçmişiyle dikkat çekiyor. Beyyayla Mahallesi’nin yaklaşık 1,5 kilometre kuzeybatısında yer alan mağara, iki ucunun açık olması ve içinden dere geçmesiyle bölgenin en ilginç karstik oluşumları arasında gösteriliyor. Resmi kayıtlara göre mağara, 462 metre uzunluğunda.

İKİ UCUNDAN GİRİLİP ÇIKILABİLİYOR

Yaklaşık 1.150 metre rakımda bulunan Beyyayla Düden Mağarası, “yer köprü” tipi karstik yapısıyla öne çıkıyor. Kireçtaşı kütlesinin bir ucundan girilen mağaradan diğer uçtan çıkılabiliyor. Eskişehir şehir merkezine 68 kilometre uzaklıkta bulunan mağara, Sarıcakaya ilçe merkezine ise yaklaşık 20 kilometre mesafede yer alıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı kayıtlarında mağaranın resmi adı “Düdensuyu Mağarası” olarak geçerken, bölge halkı yapıyı kısaca “Düden” adıyla anıyor.

MAĞARANIN İÇİNDEN DERE GEÇİYOR

Mağaranın en dikkat çeken özelliğini ise içinden geçen Düdensuyu Deresi oluşturuyor. Dere, mağaranın güneydoğu girişinden içeri girerek koridor boyunca akıyor ve kuzeybatı kısmından çıkarak yeniden yer altına karışıyor.

İlkbahar döneminde su seviyesinin yükselmesi nedeniyle mağaranın tamamını yürüyerek geçmek mümkün olmuyor. Bu dönemlerde ulaşım için kayık kullanılıyor. Yaz aylarının sonlarına doğru su debisinin düşmesiyle birlikte ziyaretçiler mağarayı yürüyerek geçebiliyor.

Mağara içerisinde sarkıtlar, dikitler, sütun oluşumları ve perde damlataşları bulunurken, dere kenarında küçük gölcükler de oluşuyor.

OSMANLI TARİHİYLE BAĞLANTILI BÖLGE

Beyyayla ve çevresi yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarihi geçmişiyle de dikkat çekiyor. Bölge, Osmanlı’nın kuruluş döneminde önemli isimlerden biri olarak kabul edilen Köse Mihal’in tımar coğrafyası içinde yer aldı.

Bizans tekfuru iken Müslüman olarak Abdullah Mihal Gazi adını alan Köse Mihal’in, Osman Bey’in yakın silah arkadaşlarından biri olduğu biliniyor. Mihaloğulları ailesinin temellerini atan Köse Mihal’in türbesi bugün Bilecik’in İnhisar ilçesine bağlı Harmanköy’de bulunuyor.

Mihalgazi ilçesi adını Gazi Mihal’den alırken, Mihalıççık ilçesinin isminin de yine aynı aileyle bağlantılı olduğu belirtiliyor.

SARICAKAYA’NIN TARİHİ ROMA DÖNEMİNE UZANIYOR

Sarıcakaya’nın geçmişi Roma dönemine kadar uzanıyor. İlçenin Roma dönemindeki adının “Linde” olduğu belirtilirken, Cumhuriyet öncesindeki Türk döneminde ise bölge “Burnaklar” adıyla anıldı.

17 Nisan 1957 tarihinde çıkarılan kanunla “Sarıcakaya” adını alan yerleşim yeri, 1958 yılında ilçe statüsüne kavuştu.

MAĞARANIN ÇIKIŞ NOKTASI TARTIŞMA KONUSU

Bölge halkı arasında uzun yıllardır mağaranın bir ucunun Eskişehir’e, diğer ucunun ise Bolu’ya açıldığı yönünde anlatımlar bulunuyor. 

2005 yılında hazırlanan bir doktora tezinde mağaranın bağlı bulunduğu karst sisteminin Eskişehir ve Bilecik illeri sınırlarında yer aldığı ifade edildi. Uzmanlara göre mağaranın kuzeybatı yönündeki çıkış noktası büyük ihtimalle Bilecik’in Yenipazar sınırına yakın bir bölgede bulunuyor.

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.