Yargıtay, son yıllarda hızla yaygınlaşan cam balkon uygulamalarıyla ilgili emsal niteliğinde bir karara imza attı. Karara göre, kat maliklerinin beşte dördünün yazılı onayı alınmadan yapılan balkon kapatma işlemleri “projeye aykırı ve kaçak yapı” statüsünde değerlendirilerek sökülebilecek.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, apartman ve site yaşamında komşular arasında sıkça ihtilaf konusu olan cam balkon uygulamalarına ilişkin çok kritik bir kararı onadı. Milyonlarca daire sahibini doğrudan ilgilendiren kararda, balkonların binanın dış cephe bütünlüğüne dahil olduğu ve “ortak alan” statüsünde bulunduğu tescillendi.
YEREL MAHKEME KARARI BOZDU
Bir apartman sakininin, komşusunun balkonunu projeye aykırı şekilde kapattığı gerekçesiyle açtığı “eski hale getirme” davasında, yerel mahkeme başlangıçta davanın reddine karar vermişti.
Mahkeme, söz konusu işlemin ruhsat gerektirmediğini ve binada benzer uygulamaların mevcut olduğunu gerekçe göstermişti. Ancak temyiz incelemesini yapan Yargıtay, bu gerekçeleri hukuka aykırı bularak yerel mahkemenin kararını bozdu.
BEŞTE DÖRT ÇOĞUNLUK ŞARTI ZORUNLU
Yargıtay kararında, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun açık hükümlerine atıfta bulunularak şu hususlara dikkat çekildi:
Ortak Alan Vurgusu: Balkonlar, yapının dış cephesinin bir parçası olması sebebiyle bağımsız bölümün iç mekânı değil, ortak alan olarak kabul edilir.
Yazılı İzin Şartı: Dış cephede yapılacak her türlü kalıcı değişiklik ve estetik müdahale için tüm kat maliklerinin en az beşte dördünün (4/5) yazılı rızası şarttır.
Malzeme Fark Etmiyor: Uygulamanın cam, PVC veya alüminyum olması, sabit nitelikteki değişikliğin hukuki durumunu etkilememektedir.
“DİĞERLERİ DE YAPTI” DEMEK İŞE YARAMIYOR
Emsal kararda, binada daha önceden benzer cam balkon uygulamalarının bulunmasının, yapılan usulsüz işlemi meşrulaştırmayacağı vurgulandı. Tek bir kat malikinin itirazı ve çoğunluk onayının yokluğu durumunda, mahkemenin balkonun eski haline getirilmesine karar vermesi gerektiği belirtildi.
Hukukçular, cam balkon yaptırmayı planlayan vatandaşların ciddi mali kayıplar yaşamaması için uyardı. Gerekli onay belgesi alınmadan yapılan yatırımların, bir şikâyet sonucu yargı kararıyla sökülme riskiyle karşı karşıya olduğu hatırlatıldı. Uzmanlar, işlem öncesinde mutlaka karar defterine işlenmiş bir onay veya maliklerin imzalı muvafakatnamesinin alınması gerektiğini ifade ediyor.